Tarih: 07-01-2009, 20:33:30 PM Sitemize Hoşgeldiniz. (Oturum AçKayıt Ol)

>REKLAMI KAPAT <







Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3


Konuyu Gönder  Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 3 Oy - 2 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3
29-03-2008, 20:58:37 PM
Mesaj: #1
Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3
Telefon Tuşları Çıkıntıları

Günümüzde hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarının '5' tuşu üzerindeki çıkıntıya hiç dikkat ettiniz mi? Bu çıkıntı en ortadaki tuşu el yordamı ile bularak* tuşlamayı bakmadan yapabilmeyi sağlar.

Büyük bir ihtimalle bilgisayarınızdaki klavyede 'F' ve 'J' ya da 'A' ve 'K' tuşlarında da böyle birer çıkıntı olduğunu fark etmemişsinizdir. Bu çıkıntılar da klavyeye bakmadan yazanlarda her iki elin klavyenin ortasını bulmasında yardımcı olur.

Yine gözden kaçan bir ayrıntı ise tuşların diziliş şeklidir. Telefondaki tuşlarda en üst sırada l* 2 ve 3 rakamları yer alırken bilgisayarımızda ve hesap makinemizde tam ters şekilde 7* 8 ve 9 rakamları dizilmiştir. Bu diziliş şeklinde hesap makinelerini ve bilgisayarları yapanlar* en süratli hesaplamayı esas almışlardır. Tarihi çok daha eski olan telefonun başlangıcında ise* hızlı tuşlama pek önemli kabul edilmemiştir. Ancak ev kadınları arasında yapılan bir araştırmada* telefondaki dizilişin onlara daha kolay geldiği ve daha süratli uygulayabildikleri saptanmıştır.

Bilmem hiç dikkat ettiniz mi* telefondaki tuşların içinde 'l' ve '0'ın üstünde hiç harf yoktur. Ama daha şaşırtıcı bir tespit ise* birçok telefonda mevcut harflerin içinde 'Q' ve 'Z' harflerinin bulunmamasıdır.

Günümüzde yaygın olarak acil servis (112)* yangın ihbar (110)* polis imdat (155) ve alo trafik (154) gibi acil hizmetlere l ile başlayan* üç haneli numaralar verildiği için* eğer l tuşunun üzerinde de harfler olsa idi* cep telefonunuzla bir mesaj gönderirken* daha üçüncü harfte bu servislerden birine otomatik olarak bağlanabilir ve bunların santrallerini lüzumsuz işgal edebilirdiniz.

'O' ise bilindiği gibi dahili santrallerde operatöre ulaşmada* şehirlerarası numaralarda ve cep telefonlarında ilk çevrilen numaradır. Eğer bu 'O' tuşunun üzerinde harf olsaydı* daha o harfe basar basmaz doğrudan santrale bağlanacak ve santrallerin kilitlenmesine sebep olabilecektik.

Tabii telefonun üzerinde zaten on tane olan rakam tuşlarının ikisine harf koyamayınca* geriye kalan 8 tuşa 24 harf yerleştirilebilmiş ve bu durumda İngilizce'de en az kullanılan 'Q' ve 'Z' harfleri tuşların üzerinde yer alamamıştır.

Şimdiki cep telefonlarında' l' ve '0'ın üzerinde hala harf yok ama teknolojinin gelişmesi sayesinde* bir tuşa dört harf konulabildi


Yağmurda koşmalımıyız..

Yağmur yağarken koşanların daha çok ıslanacağını ileri süren* insanı yağmurda sallana sallana dolaşmaya iteleyen bir görüş ile hiçbir şey fark etmeyeceğini iddia eden bir başka görüş ortada dolanıp durmaktadır.

Hiçbir şey değişmeyeceğini söyleyenlerin görüşüne göre vücudunuzun bir dikdörtgen olduğunu ve yağmur damlalarının yere dik düştüğünü farz edelim. İster bir yüz metreci gibi hızlı koşun* ister sallanarak yürüyün bir şey fark etmez. Hızınıza bağlı olmadan vücudunuza düşen yağmur tanesi sayısı aynı kalır. Koştukça ön tarafınıza bir saniyede daha çok yağmur tanesi isabet edecektir ama süre kısaldığından toplam sayı ve sonuç değişmeyecektir.

'Yağmurda yürüyünüz' diyenler ise koşma durumunda yağmur damlalarının aynı sürede daha çok sayıda birikeceğini ve buharlaşmaları için daha az zaman olduğundan üzerimizin daha ıslak olacağını* aerodinamik tesirleri hesaba katarak* düz yürürken üzerimize düşmeyecek düşey damlaların* koşarsak karşıdan gelecekleri için temas edeceklerini* yürürken başımıza düşen damla sayısının koştuğumuz sırada düşenden fazla olamayacağını ileri sürerek 'ahmak ıslatan' diye de tabir edilen hafif yağışlarda yürümeyi öneriyorlar. Tabii burada unutulmaması gereken şey yavaş yürürken bacaklarımızın da çok yağış alacağı.

'Koşunuz!' görüşüne göre ise* yağmurda koşmakla yürümek arasında* vücudumuza düşen yağmur tanesi miktarı açısından bir fark olmayabilir ama önemli olan başımıza düşen miktardır. Bu nedenle koşarsak süre kısalır ve başımıza düşen yağmur miktarı azalır.

Yapılan bir deneyde* yağmur karşıdan 45 derece açı ile yağıyorken* bir defter kağıdına aynı mesafe 7 saniyede koşulduğunda 131 damla* 20 saniyede yürünüldüğünde ise 216 damla isabet ettiği saptanmıştır. Buna göre yağmurda yürüyerek gitmek* koşmaya göre neredeyse iki misli ıslanmak anlamına gelmektedir.

Şüphesiz bu Önermeler yapılırken* rüzgarın yönü* üzerimizdeki giysilerin şekli ve cinsi ve en önemlisi kapalı alana ulaşılacak mesafe göz önüne alınmamış ve değerlendirmeler kısa mesafelere göre yapılmıştır. Uzun mesafelerde hiç şansınız yok* koşabildiğiniz kadar koşun ama en doğrusu yağmur geçene kadar kapalı bir yerde oyalanın.


Bumerangın Geri Dönmesi

Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler. Fırlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler tarafından spor olarak veya kuş sürülerini avlamakta kullanılırlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumerangları kullandıkları biliniyor.

Bumerangın İngilizce'de 'boomerang' olan ismi de Aborijinlerin kullandığı isimden türemiştir. Aslında bugün Avustralya'da kullanılan ve bu kıtaya özgü isimlerin çoğunun kökeni Aborijinlerden kaynaklanır. Örneğin Avustralya'yı ilk keşfedenler kanguruları görünce çok şaşırmış ve Aborijinlere bunların isimlerini sormuşlar* onlar da 'kanguru' cevabını verince* bu acayip hayvana kanguru ismini vermişlerdir. Halbuki kanguru Aborijin lisanında 'bilmiyorum' demektir.

Bumerang şeklinde ancak geri dönme özelliği olmayan benzerlerinin Aborijinler gibi Mısır'da* güney Hindistan'da* Endonezya'da (Borneo) ve Amerika'da yerliler tarafından tarihin ilk çağlarından itibaren kullanıldığı biliniyor. Bu tipler daha uzun ve ağırdırlar. Av hayvanlarını öldürmede kullanılırlar. Savaşlarda çok ağır yaralanmalara ve ölümlere sebep olurlar. Hatta bazılarının ucu tesiri arttırmak için kanca şeklinde yapılır.

Aborijinlerin yaptıkları geri dönebilen bumeranglar ise hafif ve ince olup toplam uzunlukları 50 - 75 santimetre* ağırlıkları da 350 gram civarındadır. Bumerangın iki kolunun ucu yapılırken veya yapıldıktan sonra kül ile ısıtılarak birbirinin aksi istikamete kıvrılır.

Bumerang yere paralel veya biraz aşağı doğru atılırsa biraz sonra yükselişe geçerek* 15 metre yüksekliğe kadar tırmanır.

Eğer bir ucu yere çarpacak şekilde atılırsa* yere çarpan bir mermi gibi müthiş bir hızla dönerek yükselir* 45 metrelik bir daire veya elips çizerek yörüngesini tamamlar* fırlatanın yakınma düşer.

Bumerangın nasıl geri döndüğü günümüzün bilim insanları tarafından tam anlaşılmış değildir. Dönüşün aerodinamik kaldırma gücü ile üç eksende yaptığı cayroskobik dönüşün birleşiminin yarattığı sanılmaktadır. Geri dönebilen bumerangların* diğerlerinin uçuş şekillerinin gözlemlenerek veya tamamen tesadüf sonucunda geliştirildiği sanılıyor.

Aborijinlerin bumerangla kuş avlamaları ise ilginç. Bumerangı* kuş sürülerinin uçuş yüksekliğinin üzerine fırlatıyorlar. Bumerangın yerdeki gölgesini gören kuşlar arkalarında yırtıcı bir kuş olduğunu sanıyorlar. Kaçmak için dalışa geçiyorlar ve sonunda ağaçlar arasına gerilmiş ağlara takılıyorlar.

Bumerang fırlatma* tarihte kaydedilmiş en eski sporlardan biridir. Günümüzde başta ABD'de olmak üzere bazı ülkelerde* hedefe yakınlık* mesafe* hız ve yakalama kategorilerinde spor olarak hala yapılıyor.


Konuşurken Kullanılan " eee "

Bu soru* 'insanlar konuşurlarken niçin laflarının arasında bazı sesler çıkartırlar' ve 'ağır ağır konuşan insanlar laflarının arasında niçin -ııı-* -eee- derler' şeklinde ikiye ayrılabilir.

Birinci sorunun cevabı* sırasını yani sözü karşısındakine kaptırmamak veya sözlerinin bittiği görüntüsünü vermek istememek olabilir. İnsanlar karşılıklı konuşurlarken birbirlerini dinler gibi görünürler ama o sırada kafalarında söyleyeceklerini tasarlarlar. Onları bir an önce ifade edebilmek için sabırsızlanırlar. Karşısındakinin konuşmasını kesmeyecek olgunluktaysalar bir anlık susmasından istifade ederek söze girerler.

İnsanlar seslerinin kesildiği bir anlık soluklanma sırasında karşılarındaki sözlerinin bittiğini sanmasın diye bu boşlukları 'ııı'* 'eee' diye sesler çıkararak doldururlar. Böylece karşıya devam edeceklerinin mesajını verirler. Yani oturduğu koltuğu kaptırmamak için üstünden kalkmamak gibi bir şey.

Bu genellikle yavaş tempoda konuşanların başvurdukları bir taktiktir ama zamanla alışkanlık haline gelir* 'ııı'sız* 'eee'siz konuşamazlar* kendileri de bundan rahatsız olmazlar.

İnsanlar sözleri kesilmesin diye başka anlamsız kelime ve cümleler de kullanırlar* taktikler uygularlar. Örneğin konuşmasına 'çok ilginçtir ki' şeklinde başlayan biri anlatacaklarının çok ilginç olacağını baştan belirterek* sonuna kadar dinlemesi için karşısındakini etkilemeye çalışır. Genellikle de sözlerinden ilginç bir şey çıkmaz.

Konuşma arası boşlukların niçin 'zzz' veya 'uuu' gibi seslerle değil de 'm' ve 'eee' gibi seslerle doldurulduğu sorusunun cevabı ise fonetik biliminin sahasına giriyor* 'ııı'* leee' sesleri sesli harflerden oluştukları için istenildiği kadar uzatılabilirler* dudağı* dili ve dişleri oynatmadan rahatça çıkarılabilirler. Herhangi bir kelimenin ilk harfiymiş gibi yanlış anlamaya sebep vermezler. Ağız söyleyeceği ilk kelimeye hazır şekilde en uygun konumunu muhafaza eder.

Konuşma boşluklarında çıkarılan sesler kültürlere göre de farklılık gösterirler. Çoğunluk 'm'* 'eee' derken İngilizce konuşanlar 'um'* 'er'* Çinliler ise 'zhege* zhege' diyorlar.


Motorun Soğuk Olması

Ülkemizin her tarafında olmasa bile* kışın çok soğuk geçtiği yerlerde* özellikle sabahları soğuk havada arabaların motorunu çalıştırabilmek sorun olur. Bu sorunun temel üç nedeni vardır ve birleştiklerinde sabahın köründe* soğuk havada insana ter döktürürler.

Benzin de diğer sıvılar gibi soğuk havada daha az buharlaşır. Bunu yazın güneş gören bir kaldırıma su döktüğünüzde görebilirsiniz. Buradan hemen buharlaşan su* gölgedeki kaldırıma döküldüğünde kolayca buharlaşamaz* bir süre orada kalır. Benzin de soğuk havada kolayca buharlaşamayınca* buji ateşlediğinde tutuşması da zor olur.

Motor yağı soğuk havada kalınlaşır. Buna örnek olarak reçeli gösterebiliriz. Sıcak havada daha akıcı olan reçel* buz dolabına konulup çıkartıldığında kavanozdan daha zor akar. Böylece anahtarı çevirdiğinizde motorunuz* döner kısımlarının olduğu yataklarda kalınlaşmış yağın direnci ile karşılaşır.

Soğuk havalarda akü de sorun çıkartır. Esasında akla şu soru gelebilir. Cep radyonuzun pillerinin ömrünü uzatmak için buz dolabında saklanılması tavsiye edilir* yani soğuk ortam pil için iyidir. Öyleyse bir çeşit pil olan akü soğuk havada doğru dürüst niçin çalışmaz?

Araba aküsünden elektrik elde edilmesi de diğer pillerde olduğu gibi kimyasal bir reaksiyondur. Ancak soğuk havada bu reaksiyon yavaşlar ve marş motorunuza gerekenden daha az güçte elektrik gelir. Bu da motorun ilk hareketi için gerekenden daha yavaş dönmesine neden olur.

Yeri gelmişken söyleyelim. Kalem pillerin içindeki de bir çeşit kimyasal reaksiyondur. Özellikle kuru pillerin kullanılmadıkları zamanlarda bile çok az da olsa elektrik kaçırdıkları bilinir. Bu nedenle bu kaçak kimyasal reaksiyonu en aza ve yavaşa indirebilmek için* pillerin kullanılmadıkları zamanlarda buz dolabında muhafaza edilmeleri tavsiye edilir.

Pillerin buz dolabına konulmaları ömürlerini artırabilir ancak kullanma sırasında tam performans alabilmek açısından piller oda sıcaklığında olmalıdırlar. Zaten günümüzün gelişmiş pilleri* o kadar uzun muhafaza ömrüne


Askerlerin Selamlaşması


Modern orduların hepsinde askerlerin bir şekilde birbirlerini selamlamaları gelenektir. Küçük rütbeli olan selamı başlatır ve selam verdiği üst rütbelinin doğrudan yüzüne bakar.

Avrupa'da eski çağlarda sadece askerler değil sivil halk da kılıç taşıyordu. Silahlı insanlar karşılaştıklarında sağ ellerini havaya kaldırarak kılıç çekmeye niyetli olmadıklarını birbirlerine belli ediyorlardı. El sıkma* tokalaşma adeti de aynı davranış biçiminden gelişmiştir.

Romalılar zamanında askerler arasında selamlaşma mecburi ve standart hale getirildi. Selam* kol omuz hizasına* avuç içi dışarı bakacak şekilde kaldırılarak veriliyordu.

Şövalyelerin başlarından parmak uçlarına kadar çelik zırhlar giydikleri ortaçağ zamanlarında* at üzerinde giderken karşılaştıklarında* birbirlerine yüzlerindeki dostça ifadeyi göstermek için* sol el atın dizginlerini tutmakla meşgul olduğundan sağ elleri ile başlığın gözün önünü kapayan kısmım yukarı kaldırıyor veya başlıklarını tamamen çıkartıyorlardı.

Zamanla başlıklar küçüldü ve hafifledi. Adet başlığı tek el ile tutup kaldırarak selamlaşmak şeklinde değişti. En sonunda selamlama şapkayı hiç çıkarmadan kenarına parmaklarla dokunmak şekline dönüştü.

Önceleri dostluğu karşısındakine belli etme amaçlı olan selamlama* günümüzde saygı gösterme ifadesi olarak ordu içi katı disiplinin en önemli unsuru oldu.

Ölünüzü,Dirinizi HeRgün Birinizi, BirGüN Hepinizi Kökünden Kazıyacağız..KaHrOlSuN PkK...

Dağda Üç Beş Koyun Sürüsü, Tutturmuş Bir kürdistan türküsü, Eline Almış Bayrak Diye bir Masa Örtüsü, Satsan Beş Para Etmez Ne Dirisi Ne Ölüsü.. Soyu Soysuz Olan Sensin, Toprak Senin Neyine, İte itlik Yapıp Kafa Tutma Beyine, Anlasana Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline. Duy Ulan Soysuz..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

[Resim: bengu.gif]

Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
03-10-2008, 20:19:38 PM
Mesaj: #2
RE: Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3
yararlı bilgiler sağol
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Konuyu Gönder  Mesaj Önizleme 
Anahtar Kelimeler

Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  ,Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  indir,Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  yükle,Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  download,Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  tek link,no rapid,Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  Videoklip,divx,hd,hq,yükle,Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  bedava,hemen,ücretsiz,oyun,son albüm,mp3,download, Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  full albüm indir,mp3 indir,şarkı,müzik indirÇeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  full,2009,2008,YÜKLE,free,yukle,indir,download,inndir,Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3  Tek Link,No Rapid,Dvdrip,Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 3 film indir,dizi indir,video klip indir



Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  ilginç Genel Kültür Bilgileri No FeAr 0 8 25-12-2008 04:57:20 AM
Son Mesaj: No FeAr
  Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) 2 No FeAr 2 115 29-09-2008 12:36:34 PM
Son Mesaj: testere_25
  Çeşitli Genel Kültür Bilgileri (Sürekli Güncel) No FeAr 0 159 29-03-2008 20:53:49 PM
Son Mesaj: No FeAr


Copyright ©2008-2009 ForumEvren.oRg Rights Reserved. Bu site ismi verilen dosyaların kendilerini barındırmamaktadır ve sorumlulukları kaynaklara aittir. Hak sahibinin talebi durumunda derhal sitemizden kaldırılacaktır. Sitede verilen linklerin yasalara aykırı kullanımı karşısında oluşabilecek hiçbir sorundan sitemiz sorumlu değildir. Sitedeki Dosyalar Kesinlikle ForumEvren.oRg Serverında Barındırılmamaktadır.Dosyalar Rapidshare Gibi Upload Sitelerindedir.Yasal İşlemlerde Upload Siteleri Yükümlüdür.Sitemizde Yayınlanan Mp3,Video Klipler Tanıtım Amaçlıdır. indirdikten 24 saat içerisinde silinmesi gerekmektedir. Aksi takdirde sorumluluk kullanıcıya aittir. Kullanıcı girişleri ip no'ları ile kayıt altına alınmaktadr. Oluşabilecek yasal Sorumluluklardan ForumEvren.org Yönetimi,Admini ve Reklam Verenler Sorumlu Değildir. Lütfen Destek olmak istediğiniz Sanatçının Orjinal Albümünü Alarak Destek Olunuz.

Sitemizden En İyi Sekilde Faydalanabilmeniz Için Mozilla Firefox Önermekteyiz