|
13-04-2008, 23:27:09 PM
(En son düzenleme: 13-04-2008 23:28:32 PM No FeAr.)
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Fıkra Depolama Servisi
Arkadaşlar Bütün Fıkra Paylaşımlarını Bu Topik Altında Yapalım.... Şehmuz
Şehmus okula gelir, tabii bizim Sehmus ilkokul talebesi, ama her tarafi yara bere içinde,hoca sorar, "Sehmus oglum ne oldu sana", Sehmus der, "Babam dövmistir". Hoca sorar, "Niye oglum", "Valla bilmiyom hocam aksam evde yatiyik biraz sonra babamin sesini duyuyom , Ali uyudun mi ali den ses çikmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çikmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çikmiy Sehmus uyudin mi diy, ben de yok buba uyumadim diyrem oda geliy beni doviy." Bunun üzerine hoca, bak Sehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazimdir der. Sehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Sehmus daha fena dövülmüs olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanina ; "Sehmus ne oldi kim yapti" der. sehmus der ki " Bubam yapmistir." "Niye Sehmus ne oldi", Sehmus anlatir. "Hocam aksam evde yatiyik biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çikmiy Veli uyudunmi e Veliden de ses çikmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çikmiy Sehmus uyudin mi diy, ben de uyumadim ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir giprasmaya basladiler anlamadim ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim.. Hoca; oglum bunlar anne baba, gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme.Uyuyo gibi yap peki demis Sehmus. Ertesi gün bir bacak kirik. Bu sefer ne oldu? " der hoca. Hocam, dedigin gibi yapmisem. Hiç ses çikarmamisem. En son bubam anamin arkasina geçti, ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bagirmaya baslayinca; ben de firsat bu firsat demisem. Geçtim bubamin arkasina, " Ben de bisiklet isterem !!!! " Ölünüzü,Dirinizi HeRgün Birinizi, BirGüN Hepinizi Kökünden Kazıyacağız..KaHrOlSuN PkK... Dağda Üç Beş Koyun Sürüsü, Tutturmuş Bir kürdistan türküsü, Eline Almış Bayrak Diye bir Masa Örtüsü, Satsan Beş Para Etmez Ne Dirisi Ne Ölüsü.. Soyu Soysuz Olan Sensin, Toprak Senin Neyine, İte itlik Yapıp Kafa Tutma Beyine, Anlasana Dediğimi Sokaktaki Köpek Ağlar Haline. Duy Ulan Soysuz.. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
|
|||
|
13-04-2008, 23:38:27 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Fıkra Depolama Servisi
Güzel mi güzel olan genç bir sarışının bir tanesi, telefonda yüksek ateşli olduğunu söyleyerek doktordan randevu alır
Randevu saatinde sarışın doktorun yanına gider ve sırası gelince içeri girer.. Doktor her hastasına sorduğu gibi bizim genç sarışına da aynı soruyu sorar - şikayetiniz nedir hanim efendi? - Ah doktor bey bir bilseniz çok ateşim var -o zaman derece ile bir ateşinizi ölçelim buyurun dereceyi ağzınızda biraz tutunuz -ay doktor bey ben dereceyi ağzıma alamam, ondan tiksinirim -o zaman öyle ise koltuk altına koyunuz oradan ateşinizi ölçelim -ay doktor bey orası katiyen olmaz, ben çok gıdıklanırım -o zaman ateşinizi ölçebileceğimiz, son çare olarak tek bir yer kalıyor -Neresi doktor bey? -Ancak makatınıza dereceyi koyarak ölçebiliriz bu fikir bizim genç bayanın aklına yatar ve kabul eder Tabii bu arada derecenin makatına yerleştirilmesi için gereken pozisyonu da almıştır -Tamam doktor bey ben hazırım ateşimi ölçebilirsiniz -Doktor da ateşi ölçmek için atağa kalkar -Bizim genç sarısından yine bir itiraz gelir -şey doktor bey -ne oldu hanim efendi? -o dereceyi koyduğunuz yer makatım değil ki -ha ha benim oraya koyduğum şey de, zaten derece değil...:)) |
|||
|
13-04-2008, 23:41:49 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Fıkra Depolama Servisi
Günün birinde ABD baskanı Bush,Pakistan baskanı Müşerref ve Hindistan baskanı bir toplantı için uçakla seyahat ediyorlarmıs.Uçak bilinmeyen bir nedenden dolayı düşecekmiş.Kaptan pilot herkese uçaktan atlamaları gerektiğini soyleyip paraşütlerini vermiş.herkes atlamış.Bu üç başkan aynı yere inmişler.Orada bir bağ evi varmış.Gidip kapıyı çalmıslar.Ev sahibine olayı anlatmışlar.O da ev de benimle beraber iki kişinin daha yeri var, kalan bir kişi de ahırda yatabilir demiş.
-Müşerref ben yatarım demiş. Gitmiş ahıra bakmış bi domuz var içerde.İki dakika sonra geri gelip; -arkadaslar islam dinine göre domuz haram ben yatamam orda demiş.Hindistan başkanı gitmiş.O da iki dakka sonra gelmiş; -ya ahırda inek var.bizim inançlarımıza göre inek kutsal bende yatamam demiş. -Bush,ne yapalım demiş, iş başa düştü deyip gitmiş o ahırda yatmaya.iki dakika sonra: o da ne.İnekle domuz gelmişler ve demişler: -kusura bakmayın ama böyle bir serefsizin yanında yatamayız |
|||
|
13-04-2008, 23:44:52 PM
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
RE: Fıkra Depolama Servisi
Kaplumbağaların yaşadığı bir köyde susuzluk sorunu ortaya çıkmış..
Kaplumbağalar biraraya toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar..köyün en yaşlı ve en bilge kaplumbağası çıkmış ve ; -Şu dağın arkasındaaa bir göl vaar...!! bunun üzerine köyün en genç 2 kaplumbağası ,su getirmek için seçilmiş.. 25 yıl sonra bu iki kaplumbağa dağı aşmış ve göle varmışlar..maalesef ki göle vardıktan sonra jeton düşmüş; -ya biz kap almayı unuttuk!!napcaz şimdi!!? "sen git.. ben burda beklicem biri gelip içmesin diye" ..diğeri: "yok sen içersin gölü.. ben gitmem sen git".. "yaa arkadaşım vallahi billahi içmicem..burda bekliyorum hadii!!" demiş.. bunun üzerine 2. kaplumbağa "iyi tamam gidiyorum" diyerek oradan ayrılmış.. 1.kaplumbağa beklemeye başlamış..30yıl -50yıl-60yıl.. en sonunda ; "yeter biraz daha beklersem ben ölücem..hem zaten yaşlılar çoktan ölmüştür" diyerek boynunu göle uzatmış.. Tam o sırada çalılıklardan fırlamış 2. kaplumbağa; "bak böyle yaparsan gitmem!!" |
|||
|
13-04-2008, 23:47:29 PM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
Bayram Namazı
Birgün Temel'in abisi ölür.. Cenaze namazı kılınırken Temel namazı kılmaz bir köşede oturur.
Bunu gören Dursun Temele: -Ula Temel sen niye cenaze namazı kılmaysun.der Temel ise: -Ben çenaze namazı kılmayi bilmeyrum der.Aradan 2 hafta gerçer ..Temelin kaynanası ölür..Cenaze namazında cemaat Temeli en ön safda görür namaz sonunda Dursun Temel'e: -Ula Temel sen hani cenaze namazı kılmayı bilmeydun? Temel ise şöyle der: -Haçan habu cenaze namazı değuldur ki, bayram namazıdur |
|||
|
28-12-2008, 23:37:25 PM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: Fıkra Depolama Servisi
HOCANIN KARISI
Nasreddin Hoca' ya dert yaniyorlar: -Yahu Hoca senin kari çok geziyor. Hoca : -Olur mu canim? O kadar gezse arada bir bizim eve de ugrar. KARISTIRMADIN KI Iki deli havuzun basinda oturuyorlarmis.Biri kalkip havuza seker atmis.Havuzdan bir yudum almis ve tükürmüs.Arkadasina: -Havuza seker attim ama tatli olmadi.. Arkadasi: -Karistirmadinki salak! PROVA Iki deli birgün deliler hastanesinden kaçmislar.Kimse bu delileri bulamamislar.Doktorlar ümitlerini kestikleri an deliler çika gelmis.Doktorlar hayretle niye geldiniz demis: Deliler"Yarin kaçacagizda, onun provasini yaptik. ARITMETIK DELI Delinin biri yolun kenarindaki uçurumda durmus asagiya bakarak "13, 13, 13...." diye soyleniyormus. Oradan gecen biri, delinin ne yaptigini merak etmis, yanasarak " ne yapi...." diyemeden deli onu birden uçurumdan asagiya ativermis ve devam etmis "14, 14, 14......" DUYMAMIS Delinin teki timarhanenin bahçesinde yürürken bakmis baska bir deli agacin altinda oturmus kahkahalr atiyor...hemen yanina kosmus..ve sormus "hey sen neye gülüyorsum öyle?", öbür deli "hiç ben hep kendi kendime fikra anlatirim ama bu seferki ni duymamistim" BOGALARDAN HOSLANIYORÖgretmen sinifa geç gelen ögrenciye:-neden geç geldin oglum* der -bizim inegi damizlik bogaya götürdüm hocam. der çocuk -o isi baban yapamazmiy di? diye sorunca ögretmen, çocuk gülerek -belki yapabilirdi hocam ama bizim inek bogalardan daha çok hoslaniyor.. ÖNCE KAÇANLAR Bir akil hastanesinde iki deliyi çikartmak zorundalarmis.Bir test yapalim demisler.Iki deliyi teste tabi tutmuslar.Adamlarin önüne bir kavanoz böcek ile zeytin koymuslar`` buyrun beyler yiyin``demisler bir tanesi hemen zeytine saldirmis. Öbürü hemen önünü kesmis ve demiski``önce kaçanlari yiyelim sonra duranlari yeriz``demis FAYDASI Saglik dersinde ögretmen bir ögrenciye sordu : - Söyle bakalim, bebeklerde anne sütü neden inek sütünden daha faydalidir ? Ögrenci kendinden emin bir sekilde cevap verdi, - Daha lezzetlidir, eksimez, pasta yapiminda ve baska amaçlarla kullanilamaz, bebege özeldir, ambalaji nefistir. ERIYOR ISTE Deli , kahveye girdiginde soluk solugaydi.Bos bir masaya oturup ocaga seslendi; - Bana bir çay ! çay geldi , sekerleri atip karistirdi.Garsonadan yine seker istedi. Onlari da atip karistirdi,yeniden istedi.Garson; - Sekiz seker koydun çaya ,dedi saskin saskin, - Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor BENDE VARDIM Hoca bir gün arkadasiyla konusuyormus arkadasi demis ki : -Ya hocam dün sizin evden bir ses çikti. Bu neydi?. Hoca ise : -Hiç sadece hanimla biraz tartistik kavugum merdivenlerden yuvarlandi, demis. Arkadasi : -Yahu hocam hiç kavuktan bu kadar ses çikar mi?, demis. Hoca : -Ya anlasana içinde bende vardim, demis TEK BASINA Okula yeni gelen ögretmen ilk dersinde ögrencilere ilginç bir çagrida bulunmus: "Kendini geri zekali hisseden varsa ayaga kalksin..." Sinifta çit yok. Nihayet biri kalkmis: "Sen kendini geri zekali mi hissediyorsun?" "Hayir", demis çocuk, "ama sizin tek basina ayakta kalmaniza gönlüm razi olmadi da…" AÇMADIM KI Akil hastanesinde koguslari gezen bashekim,bir delinin oturmus,birseyler yazdigini gördü: -Kolay gelsin ne yaziyorsun? -Mektup yaziyorum efendim. -Yaaa..Kime yaziyorsun? -Kendime.. -Peki ne yazili mektupta?? -Ilahi doktor bey,deli misiniz siz Mektubu daha almadim ki içinde ne yazdigini bileyim. SIKARKEN Nasrettin hoca bir gün yolun kenarinda kedisini yikiyomus. yoldan geçen arkadasi hocaya: "hocam kediyi yikama ölür. " demis. hoca aldiris etmemis ve yikamis. arkadasi dönüste hocayi tekrar yolun kenarinda görmüs. kedi ölmüstü. adam: " hocam ben size kediyi yikamayin ölür demedimmi? " demis. hoca: " ben kediyi yikarken ölmediki sikarken öldü AYNISINI SÖYLEDIM Küçük Ali okuldan eve gelir ve üzgün bir sekilde, "Matematik dersinden 1 aldim" der. Babasi hemen sorar, "Neden ?" "Ögretmen 3x2 kaç eder?" diye sordu, ben de "6" dedim. Babasi hemen oglunu tasdikler ve "Fakat bu dogru" der. Ondan sonra da "ögretmen 2x3 kaç eder?" diye sordu. "Has *iktir, ne farki var ki ?" "Ben de ögretmene aynisini söyledim.... TEKRAR Temelin üç tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen biri doktor, biri de santral görevlisidir. Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu duyan arkadasi sorar "Niye ögretmen de digerleri degil?" diye.Temel de döner:"Ula der,bilmez misin doktorlar "Bugün git yarin gel" der.Santral görevlisi de"Su an mesgul, daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Haydi bir daha tekrarlayalim..." GERI GETIRDIM Akil hastanesinde delinin biri bashekimden iki tane sise ister. Bashekim sise yerine,deliye iki tokat atar.Deli kizgin bir sekilde odasina döner. Ertesi gün deli bashekimin odasina gider.Girer girmez bashekime iki tokat atar. noldugundan habersiz bashekim; "Deliye naptigini zannediyorsun" diye çikisir. Delide "birsey yaptigim yok efendim,dün verdiginiz siseleri getirdim" der. BIR KEDI DAHA Akil hastanesinden kaçan iki deli, karsidan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çinarin arkasina saklandilar.Bekçi,onlarin ayak seslerini isitmisti.Sordu: - Kim o? içlerinden biri kedi gibi miyavladi. Bu basarili miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki,delilerin ayaklari altindaki yapraklar hisirdadi.Bekçi geri dönüp yine seslendi: - Kim var orada? ikinci deli cevap verdi: - Bir kedi daha. KISACA Imam Hatip Lisesinde teftis yapan bir mufettis sinifa girer..Ders Kur'an-i Kerim'dir. Bir ogrenciyi kaldirarak ismini sorar. Ogrenci:"Fatih" diye cevap verir..Mufettis : "Peki oyleyse yavrum Fatiha suresini oku bakalim.."..cocuk sureyi okur. Sira baska bir ogrenciye gelmistir. Mufettis yine sorar.."Ismin ne cocugum?"..cocuk cevap verir: "Yasin ama arkadaslar kisaca Kevser derler " ISIKSIZ KALIRIZ Akil hastanesinde bir gün delilerden biri kosarak doktorun yanina gelmis. Doktor Bey çabuk bizim kogusa gelin demis. Doktor gitmis, delilerden bir tanesi kendini ayaklarindan tavana asmis öylece duruyor. Doktor ne bu? diye sormus. Doktoru çagirmaya giden deli cevaplamis, Doktor Bey bu zir deli kendisini ampul saniyor. Doktor kizmis, olurmu öyle sey hemen indirin onu asagiya. Yine ayni deli, " Doktor Bey o zaman da biz isiksiz kalmazmiyiz!!!" SILIKON Ögretmen sinifta madenleri ve ne kadar degerli olduklarini anlatiyormus. Dersin bitiminde çocuklara sormus: -"Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar?" Önce David cevap vermis: "Platin, ögretmenim. Onunla kendime bir Porsche alirdim." Ardindan Mike cevaplamis: "Altin, ögretmenim. Altinlarimla kendime son model bir Cadillac alirdim." En son Küçük Joe yanitlamis: "Silikon, ögretmenim. Ablamda iki tane var, kapinin önündeki arabalari hayal bile edemezsiniz!..." SIGMAZSINIZ Bir gün padisah Nasreddin Hoca' ya sormus. Hocam ben ölünce cennete mi gidecegim yoksa cehenneme mi, söyle bakayim? demis. Hoca padisahtan korkmadan : -Cehenneme gidersiniz padisahim? demis. Padisahin sinirden sakallari titremis. Bu durumu gören Hoca : -Kizmayin padisahim ben aslinda size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarinizin kiliçlariyla ölen suçsuz kisilerden cennet dolup tasmis.Bu yüzden cennete sigmazsiniz diye cehenneme gidersiniz dedim, demis. YARI MANYAK Ögretmen derste çocuklara dönerek sorar: - Söyleyin bakayim,kuzeyimizde karadeniz,güneyimizde akdeniz,batimizda ege denizi varsa BEN KAÇ YASIMDA OLURUM..? Arka siralardan bir parmak kalkar: - Kirkdört ögretmenim.. Gerçekten de o yasta olan ögretmen sasirir: - Dogru..Ama nasil bildin.?.. - Gayet kolay ögretmenim..Benim yari manyak bir agabeyim var;tam yirmiiki yasinda..Onun yasini iki ile çarpinca sizin yasiniz çikiyor.... ZATEN ABDESTSIZDIM Nasreddin Hoca bir gün agacin altinda namaz kiliyormus.Agaçta bulunan biri de onu izliyormus. Namazi bittikten sonra namazimin kabul olmasi için Allah'a dua etmeye baslamis. -Allahim sen namazimi kabul et. Agaçtaki adam: -Etmem diye cevap vermis. Hoca sasirmis.Tekrarlamis. -Alahim sen kildigim namazi kabul et. -Etmem. Hocanin saskinligi iyice artmis.Yine: -Allahim sen namazimi kabul et demis. Agaçtaki adam tekrar: -Etmem deyince hoca sinirlenmis. -Etmezsen etme.Zaten abdestsiz kilmistim. AGIZDAN DOLUYOR Adam çok zamparaymis.Faaliyetlerinin sonucu olarak günün birinde hastaligi kapmis.Doktor hastaligin tedavisinin çok kolay bir yolu oldugunu,bir hafta boyunca ufakligi her gün 15 dakika içi süt dolu bir bardagin içinde tutmasini söylemis.Adam hergün banyoya bir bardak sütle girip kapiyi kilitleyerek tedaviyi uyguluyormus.Karisi durumu merak edip sordugunda bir sekilde geçistiriyormus.Dördüncü gün banyoya girmis ancak kapiyi kilitlemeyi unutmus. Bunu firsat bilen karisi kapiyi açip içeri girdiginde gördügü manzara karsisinda bir an duraklamis ve "aaaaaaaa kirk yil düsünsem bunun bir dolmakalem gibi agizdan dolduruldugu aklima gelmezdi" demis GÖZLEM tip fakültesinde profösör derse girer ve ögrencilere tipta önemli iki kuralin oldugunu söyle...birincisi hiç bir seyden mideniz bulanmayacak hiç bir seyden tiksinmeyeceksiz... simdi size uygulamali olarak gösterecem der ve masanin üzerinde duran cesedin anüsüne parmagini batirir ve yalamaya baslar..daha sonra bu isi tüm ögrencilerin yapmasini ister. bütün ögrenciler siraya girer ve cesedin anüsüne parmagini sokar ve yalarlar.bu is bittikten sonra profösör "simdi gelelim ikinci kurala" der. "tipta ikinci önemli kural gözlemdir" der ve ekler "ben cesedin anüsüne isaret parmagimi soktum ama orta parmagimi yaladim" SECDEYE KAPANIRSA Bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi'den mi kalmis, Kaalubela'dan mi? Her ne ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca'nin yuregine bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda: "Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!" diyecek olmus ama, hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak; "Agzini hayra ac Hoca, bu gicirti besik gicirtisi degil; tavan tahtalari Hak'ka tesbih cekiyor!" demis. Hoca'nin kozu kullenirmi? Gozlerini hancinin gozune dikerek; "Peki ama, demis; ya bu tavan boyle tesbih ceke ceke aska gelip de secdeye kapanirsa, bizim halimiz nice olacak!" FARK VAR bashekim birgun deliler hastanesinde hastalari ziyarete cikar ve bir kosede delilerin kendi aralarinda bir rakam soyledikten sonra gulduklerini gorur ve dayanamaz sorar:neden soylediginiz her rakamdan sonra guluyorsunuz diye?Delinin biri cevap verir biz der butun bildigimiz fikralara numara verdik 5 dedigimiz zaman 5 numarali fikra aklimiza geliyor guluyoruz 8 deyince 8 numarali fikra aklimiza geliyor guluyoruz demis.Bashekim birde ben soyleyeyim ozaman demis 5 demis cit yxok, 7 demis cit yok.b akmis cit yok ve sormus ben soyleyince neden gülmüyorsunuz?delinin biri cevap vermis:bashekimim anlatmadan anlatmaya fark var. HAYAL KIRIKLIGI Ingiltere'nin saygin kiz kolejlerinden birinde biyoloji ogretmeni ogrencilerden Miss Perkins'a "Soyle bakalim, insan vucudunda uyarildiginda normal buyuklugunun alti katina ulasan organ hangisidir?" Ogrenci yuzu kizararak "bana bu soruyu sordugunuzdan ailemi haberi olacak" demis. Ogretmen baska bir ogrenciye donmus ve "Sen soyle Miss Sarah" demis. Sarah "los isikta gozbebegi" yanitini vermis. Ogretmen aferin dedikten sonra Miss Perkins'a donmus ve sana uc sey soyleyecegim demis: 1- dersine hic calismamissin bundan ailenin haberi olacak 2-aklin fikrin surekli kotu seylerde. 3- ilerde cok buyuk hayal kirikligina ugrayacaksin... RUJ IZI Bir kiz yurdunda söyle bir sorun yasanmaktadir: Kizlar, sabah dudaklarina ruj sürdükten sonra aynayi öperek dudak izi birakmaktadirlar, bunlarin temizlenmesi sorun olmaktadir. Yurdun müdürü birgün yurtta kalan kizlari ve tuvaletleri temizleyen hademeyi tuvalete toplar. Kizlara yönelik söyle bir konusma yapar: "Bazilariniz dudaklarina ruj sürdükten sonra aynalari öperek dudak izi birakiyorlar. Hadememiz bunlari temizlerken çok zorlaniyor. Simdi ne kadar zorlandigini hep beraber izleyelim." Der. Bir isareti ile hademe firçasini klozetlerden birine daldirip aynayi temizlemeye baslar. O günden sonra aynalarda bir daha dudak izine rastlanmaz. HANGI LASTIK Dört universite ogrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik finalini kacirirlar, sinav ertesinde hocalarini yakalayip, zarzor bindikleri arabanin lastigi patladigi icin sinavi kacirdiklarina ikna ederler. Kadin, yalvarmalarina dayanamayarak, bu dört arkadasa sinavi 3 gun sonra yapacagini soyler. Sinav gunu geldiginde, matematik hocasi bizim dortluyu sinifin dört kosesine oturtur. Finali gecmek icin de en az 50 almak lazimdir, sinavda da 5 soru vardir. Sayfanin onundeki 4 matematik sorusu basit sorulardir ve her biri 10 puanliktir. Kagidin arkasindaki soru ise 60 puanliktir ve de soru aynen soyledir Hangi lastik patladi ?? BEN ASTIM Jim ile Mary akil hastanesinde iki hastadir. Birgun hastanenin yuzme havuzunun etrafinda dolasirken Jim aniden suya atlayip en dibe batar. Bunu goren Mary hemen ardindan atlar ve dibe kadar yuzup Jim'i kurtarir. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranisi hastanede olay olur. Bunu duyan bashekim de Mary'nin artik iyilestigini dusunup, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. Islemler yapilir, belgeler cikartilir, Bashekim ayni gun Mary'nin yanina gider: -Mary, sana bir iyi bir de kotu haberim var. Iyi haberim, yaptigin kahramanca davranistan oturu anladik ki akli dengen tamamen yerinde ve boylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kotu habere gelince, kurtardigin hasta, Jim, intihar etmis. Az once odasinin banyosunda kendisini asmis bulundu. Mary gayet sakin yanit verir: -O intihar falan etmedi ki. Ben onu astim kurusun diye. BACAK Biyoloji dersinden yapilacak sinav için siniftaki herkes acayip çalismis, notlar, kopyaliklar havada uçusmus. Daha sonra sinavin yapilacagi gün gitmisler bir de bakmislar, ortada kagit kalem yok sadece sira sira mikroskoplar. Hoca; -Bu mikroskop lam'larinda bir böcegin bacagi var, sinaviniz bacagindan böcegi tanimak" Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemis, hoca dedigi dedik. Ögrenciler mikroskoplarin basina geçmis ama taniyamiyorlar… En sonunda biri dayanamamis, kapiyi çarpip çikmis. Hoca arkasindan seslenmis; -Kimsin sen, kapiyi çarpip çikiyorsun? Kapi hafifçe aralanmis ve bacagini uzatmis, -Tanisana hadi tanisana kim oldugumu… BIRSEY OLMAZ Kucuk kiz sinifta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldiriverdi: "Ogretmenim ben bisey sormak istiyorum!!" "Evet seni dinliyoruz..?" "Benim anneannemin bebegi olur mu???" Ogretmen tabi cok sasirmis ama "anneanneler bebek yapmak icin biraz yaslidirlar" diye gülumsemis.. Bizim bidik yine sormus: "Peki annemin bebegi olur mu??" Ogretmen cevaplamis: "Annelerin bebegi olur ama yaslari ilerledikce bebekleri olma ihtimali de azalir" Derken kucuk kiz "Peki ogretmenim.."demis.. "ya benim bebegim olurmu??" Ogretmen gulmus: "Canim senin yasin daha cok kucuk, olur mu oyle sey??" Bunun uzerine arka siralardan erkek cocuklardan biri bagirmis: "BAAAAAK!!! BEN SANA BISEY OLMAZ DEMEMIS MIYDIM". ALISTIRA ALISTIRA Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: -"Baba, meraba. Ben Lale...." -"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..." -"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..." -"Hayirdir? Bi sorun mu var?... Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir: -"N'ooldu kizim? Anlatsana..." -"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..." -"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..." -"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim." -"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye, hemen bosanin..." -"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...." -"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?" -"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini." -"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..." -"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..." Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur: -"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..." -"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...." Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir: -" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..." -"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..." Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir: -"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk isteyenle de evlendiricem...." -"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..." -"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..." -"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..." Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir. -"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..." -" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..." -"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...." -"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..." Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar: -"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim... Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir: -"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin...." EKIPMANA SAHIPSINIZ Bir çift , göl kiyisina tatile gider.. Gölde bazi bölümlerde balik avlamak yasaktir.Koca, yasak olmayan bölümlerde avlanarak, kadin da kitap okuyarak günlerini gecirmektedirler.Derken bir gün adam balik avlamaktan gelir ve ögleden sonra kestirmek üzere odasina cekilir.Kadinin cani sikilir ve botla golde bir gezinti yapmaya karar verir. Bu gezinti umdugu gibi gitmez ve botun hakimitiyetini yitirir. Bot göl üzerinde serbestce dolasmaya baslar. Kadin da yapacak bir sey olmadigi icin çikarip kitabini okumaya baslar. Derken devriyeye cikmis olan serif kadini gorur ve yanina yanasir.. "Hanimefendi burada ne yapiyorsunuz?" "Görmüyor musunuz kitap okuyorum." "Ama bu bölgede balik avlamak yasaktir." "Zaten ben de balik avlamiyorum" "Ama gerekli butun ekipmana sahipsiniz, sanirim sizi karakola goturup ceza kesmem gerekiyor." "Eger boyle bir sey yaparsaniz ben de bana tecavuz ettiginiz soylerim." "Size dokunmadim bile..!!" "Ama gerekli tum ekipmana sahipsiniz, degil mi?" FITILI KISAYDI Bir timarhanede deliler ayaklanir ve binanin orta bahçesini isgal ederler. Hiçbiride dagilmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeligi açarlar ve aynisini uygulamaya karar verirler. Yönetmeligi göre bir doktoru çiril çiplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bagirir. Bu gören deliler doktoru tuttuklari gibi camdan disari atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanir ve konusurlar. Bu iste bir yanlislik vardir. Delilerin hepsinin dagilmasi gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bagirir. Deliler onu da tutuklari gibi camdan disari atarlar. Bashekim en sonunda bir de ben deneyim der ve soyunup delilerin arasina girer ve * BOMBAAA * diye bagirir. Bunun üzerine bütün deliler kaçisir ve binayi ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akilli olanlarindan toplayarak bu durumu sorarlar. * Niçin siz ilk iki doktor girdiginde binayi bosaltmadiniz da son bashekim girdiginde bosaltiniz? * derler. Delilerde * Ilk giren iki bombanin fitili uzundu ama son giren bombanin fitili kisaydi zamanimiz yoktu içerde patlamasin diye böyle yaptik * derler. EN AKILLI ADAM Bir kesis dünyanin en akilli adamini bulmak için diyar diyar geziyormus sira nasreddin hocanin köyüne gelmis ve köylülere sormus. - sizin köyün en akilli adami kim? demis. Köylülerde: - nasreddin hoca demis. bunun üzerine kesis köy meydaninda hoca ile görüsmeye baslamis ve eline bir çomak almis yere bir daire çizmis, nasreddin hoca da çomakla daireyi ortadan ikiye bölmüs, kesis bir dogru daha çizerek daireyi dörde bölmüs,hocada dörde bölünmüs dairenin üç dilimine çarpi isareti koymus,kesis elleriyle asagidan yukariya dogru hareket yapmis,hocada yukaridan asagiya yapmis ve kesis büyük bir hayranlikla hocayi tebrik etmis. Olup bitenden bir sey anlamayan halk kesise ne oldugunu sormus kesisde : - Bu adam gerçekten dünyanin en akilli adami, yere dünya çizdim o ortadan ekvator geçer dedi,ben dünyayi dörde böldüm o da dört de üçü sudur dedi,ben yerden buharlasma sonucunda ne olur dedim o da yagmur yagar dedi. Bu sefer hocaya neler oldugunu sorar halk hoca da: - Bu adam oburun biri, yere bir tepsi baklava çizdi ben de yarisi benim dedim, daha sonra tepsiyi dörde böldü o zaman dört de üçü benim dedim, o da tepsi altindan atesi hafif hafif almali dedi ben de üstüne findik fistik ekelersek daha iyi olur dedim. TED AMCA Amerika'da bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alinabilecek bir hikaye yaratmalarini, ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya baslamis. Ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya: Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi." Ögretmen - Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir? - Bütün yumurtalari ayni sepete koyma. - Aferim çok güzel. Lily sira sende. Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis: - Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka makinesine koyar, geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama sadece 8inden civciv çikti. - Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir? - Tavuktan çikmamis yumurtalari sayma - Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis: - Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz bitirmis. - Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir? - Içerken Ted Amcama bulasmayin... SPIKER Temel dünya turuna çikar ve yolu Canada'ya da düser. Kirk yilda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha degisik bir firsat çiktigini düsünerek buz tutmus bir gölde, buzu kirip balik tutmaya özenir ve ise koyulur. Tam buzu kiracakken, insanin içini titreten bir ses duyulur: - Oglum burada balik yok! Temel az öteye gidip tekrar buzu kiracakken ses yine gürler, - Burada balik yok dedim sana... Temel'in eli ayagi titreyerek seslenir: - Tanrim, sen misun yoksa? Ses yeniden duyulur, - Hayir oglum, ben buz hokeyi stadinin spikeriyim DÖNMEYIZ Temel ile Dursun bir aksam otobanda iki sarisini arabalarina almislar ve issiz, kuytu bir yere gitmek için basmislar gaza... Yarim saat sonra gidecekleri yere yaklastiklarinda sarisinlardan biri der ki : - Simdiden söyleyelim, biz dönmeyiz. Temel kendinden emin bir sekilde cevap verir : - Valla bu kadar geldikten sonra biz de dönmeyiz. BOZULDU Temel' e ikramiyeden büyük miktarda para çikar ve imajini degistirmek ister. Ilk önce gözlük almaya karar verir.Gözlükçüden kaliteli bir gözlük ister,gözlügü takar ve fiatini sorar 10 Milyon cevabini alinca bu gözlük yakismadi diyerek baska gözlük dener fiati sorar 100 Milyon lafina da karsilik yakismadigini soyler.Gözlükçü çelik kasa da sakli dünyada benzeri olmadigini söyledigi gözlügü çikarir. Temel gözlügü takar hosuna gider. Çünkü gözlükçü karsisinda çiplak durmaktadir.Etrafina bakar tüm insanlar çiplak gözükmektedir.Gözlügü 100 Milyar'a satin alir evin yolunu tutar Fadimeye hava atacaktir. Eve girince köyden hemserisi Dursun misafir gelmistir fakat Fadime ile Dursun'u çiplak görmektedir.gözlügü çikarir yine çiplak görmektedir.Gözlügü takar çiplak,çikarir çiplak sinirlenip gözlügü ayaklarinin altina alir kodumun gözlügü ne çabuk bozuldu der. BAK AKILLANDIN hoca yolculuk sirasinda mola verip bir hana girer, bu sirada hana bir baska yolcu daha girer ve ikisi birden hancidan yiyecek birseyler isterler. Fakat hanci yiyecek olarak sadece bir balik oldugunu söyler ve bunu paylasmalarini önerir. Bunun üzerine hoca 'ben baligin sadece basini yiyecem' der. Hanci bunun nedenini sorar, hocada 'balik basi zekayi arttirir,balik basi yiyen insan akilli olur' der. Bunun üzerine diger yolcu hemen atilir ve hocaya 'balik basini niye sen yiyeceksin, ben yemek istiyorum' der. Hoca da itiraz etmez ve baligin koca gövdesini hoca yer ve bir güzel karnini doyurur, diger yolcu ise sadece baligin basini yer ve sonra hocaya seslenir 'sen koca gövdeyi yedin karnini doyurdun ben sadece kafayi yedim aç kaldim ' der Hoca da bunun üzerine sunu der 'Bak nasil akillandin' BORSACI Kurt borsaci genç borsaciyi yanina almis, isin inceliklerini anlatiyor. Bütün önemli konular gibi, bu konu da parkta yürüyüs yaparken konusuluyor. Yasli kurt anlatiyor: - Durumu degerlendirirken, kafanda ne kadar risk karsisinda ne kazaniyorum hesaplarini Iyi yapacaksin... Mesela bak suraya bir köpek pislemis, normalde igrenç ama sana "parmagini degdir ve yala, karsiliginda bir milyar veririm" dedigimde bir firsat sekline dönüsür degil mi? - Elbette. - Haydi bakalim, bir milyar veriyorum parmagini degdir ve yala. Genç denileni yapar, ihtiyar kurtun aninda saydigi bir milyari cebe atar, yürüyüs devam eder. - Peki ben size bir milyarinizi geri almaniz için su köpek pisligine parmaginizi degdirip yalamanizi söylesem... Yasli kurt hemen yapar ve bir milyari geri alir. Yan yana yürümeye devam ederler... Genç: - Ceplerimizdeki para ayni, ikimizin de agzinda köpek pisligi tadi var. Ne fark etti? Yasli kurt: - Öyle deme; iki milyarlik islem hacmi yarattik! Aganin Ayricaligi Irgat kosa kosa agasinin yanina gelir; -Agam aksam rüyamda seni gördüm -Hayirdir len nasil gördün? -Ikimizde ayni uçakta seyahat ediyorduk. -Eeee -Sonra uçak ariza yapti ve düstü. -Hayirdir insallah,ne oldu sonra? -Ben bok çukuruna, sen de bal çukuruna düstün. -Olacak di mi o kadar fark. Agaligim rüyada bile belli olmus. -Sonra birbirimizi yalaya yalaya temizledik. Kolkola Hayvanat bahçesinde iki ahtapot kollarini birbirine sarmis dolasiyorlardi.Erkek ahtapot egildi hafif bir sesle disi ahtapotun kulagina fisildadi: -Ne güzel bir gece degil mi sevgilim?...Mehtap,yildizlar,sen,ben...Ve bu güzel gecede seninle ikimiz böyle kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola kolkola dolasiyoruz... Renk insani degistirir Amerika'da bir fuar açilmisti. Fuarda zencileri beyaza dönüstüren bir makine tanitiliyordu. Denemek 10 dolardi. iki zenci fuari gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 dolari digerinin ise 9 dolari vardi. 9 dolari olan arkadasina dönüp -Sen 1 dolarini bana ver. Gidip birlikte beyaz olalim. dedi. Arkadasi ise : -Dur! Önce ben gireyim, deneyeyim. Eger memnun kalirsam sana 1 dolarimi veririm. Sen de beyaz olursun. dedi. Anlastilar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çikti. Disarida kalan zenci duruma çok sevinmis olarak arkadasinin yanina gidip : -Hadi dedi. 1 dolari ver ben de beyaz olayim. -Hadi oradan pis zenci! Topun Hacmi Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kirmizi top verip bunun hacmini nasil bulacaklarini sormuslar. Matematikçi, bir mezura ile etrafini ölçüp formülle yariçapini hesapladiktan sonra diger bir formülle yariçapindan hacmini bulacagini söylemis. Fizikçi ise topu suya batirip yer degistiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabilecegini söylemis. Top son olarak mühendisin eline verilmis, mühendis topu söyle biraz çevirip bakmis ve sonra: "Bana kirmizi toplar katalogunu bulun" Teknoloji Bir Türk, Japon arkadasinin daveti üzerine Japonya'ya gidiyor. Birkaç gün gezdikten sonra arkadasi onu çalistigi fabrikaya götürüyor. Teknoloji muazzam. "Bak !", diyor Japon : "Burada robot yapiyoruz. Su Robotlar ögle yemegini hazirlar ve getirir. Sunlar bebek bakar. Sunlar araba bile kullanir." Bizim Türk vatandasi hayretler içinde kalir. Dolastikça gözleri fal tasi gibi açilir. Japonya'dan ayrilirken arkadasi Türkiye'ye mutlaka gelmek ve teknolojisini görmek istedigini söyler. Ve o gün gelir. Fakat bizim Türk nereyi gezdirecegini bir türlü bilemez. Düsünür ne göstermelide altinda kalmamali Japonyada gördüklerinin. Aklina hamam gelir. Japon ne anlar Türk Hamamindan. Alir götürür. Japona ilginç gelir: "Ne oluyor burada?" "Biz burada insan yapiyoruz." " Sahi mi?" der Japon. Bir odanin kapisini açarlar. Içeride tellak bir adamin kolunu ovmaktadir. "Bak der bizimki, burada kollar monte ediliyor." " Bir baska odada bacak ovulmaktadir. "Buradada bacaklar takiliyor." Japon bu sefer hayrette. Diger odanin kapisini açarlar. Içeride bir kadinin üstünde bir erkek is üstünde. Japon sorar : "Peki burada ne oluyor." "Burada montaj bitmis delikler açiliyor." Emektar Adamin biri sabah uyaninca o gün 90 yasinda oldugunu hatirlamis. Yavas yavas yataktan kalkarken gözü ayaklarina ilismis "sevgili ayaklarim" demis, "Bugün 90 yasina girdik. Bu kadar sene beni istedigim yere götürdügünüz, bu yasima sizinle girdigim için bahtiyarim, sizlere çok tesekkür ederim, nice seneler dilerim." Sonra dizlerine dikkat etmis "Sevgili dizlerim, bugün 90 yasina girdik. Bu kadar sene beni tasidiniz,"bükül" dedim büküldünüz, çömel dedim çömeldiniz, bu yasima sizinle girdigim için sükür ediyorum. Sizlere çok tesekkür ederim, nice seneler dilerim" Sonra gözü biraz daha yukari kaymis "Eee emektar" demis "Eger sende yasasaydin bu günümüzü birlikte kutlayacaktik." Sinekler Dokuz yasindaki oglan cocugu elinde raket, gözünü pencere camina konmus çiftlesmekte olan sineklere dikmis.. - "Anneee!!" diye cagirmis.. "Sineklerin erkegi olur mu?" Anne bu masum sorudan kuskulanmadigi için "Olur yavrum.." cevabini verince, oglan sorusunu ikilemis - "Peki sinegin disisi olur mu?" Kadin o zaman sorularin çetrefilli bir yere gidecegini sezip, yan çizmis - "Olmaz evladim.." Oglan aradigi cevaplari alinca elindeki raketi hirsla sineklerin üzerine yapistirmis. "Ibneler!" Haremagasinin Intikami Ahmed sarayin hizmetkarlarindan biri.. Yillardir Kraliçeyi görür ve onun gögüslerine hayran olurmus.. Artik bir saplanti halini almis Kraliçenin gögüslerine dokunmak, öpmek.. Tüm cesaretini toplayip haremagasina açilmis.. "Bana sultanin memelerini koklat.. Ömür boyu biriktirdigim bin altin senin" demis.. Harem agasinin akli yatmis bu karli ise.. Kenar mahallelerde tanidigi bir simyaci, büyücü karsimi bir kadin varmis.. Ona gidip bir losyon hazirlatmis ve bu losyonu, sultanin o gün banyodan sonra giyecegi korsaya iyice sürmüs.. Sultan çiplak tenine korsayi takinca, losyon etkisini hemen göstermis. Memeleri yangin yeri gibi yanmaya baslamis.. Saray doktorlari merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamislar.. Sultan acidan, kasintidan, yanmadan ölecek.. Harem agasi ortaya çikmis ve padisaha "Saray hizmetkarlarindan Ahmet, derdinize derman olabilir. Onun salyasi, herseye iyi geliyor. Tek çare, Ahmed'in dili.. Kraliçemizi ancak o kurtarir, eger izin verirseniz" demis.. Padisah çaresiz çagirmis Ahmed'i hareme.. Ahmed bir saate yakin sultanla yalniz kalip muradina ermis... Ne var ki söz verdigi halde 1000 altini harem agasina vermeye yanasmamis.. "Bu olayi açiklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu göze alamazsin.. Hadi bakalim, çek arabani" demis, haremagasina.. Çok kizmis harem agasi.. Öyle kizmis ki.. Ertesi gün ayni yakici losyonu padisahin, banyodan sonra giyecegi donuna iki kat sürmüs.. Güvenilmez Adamin biri gazetedeki is ilani üzerine gelmis ve sirasi gelince görüsmeye girmis. Is ilaninda üniversite mezunu, iyi fransizca konusan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandigi yaziyormus. - Hosgeldiniz, hemen baslayalim. Hangi üniversite mezunusunuz? - Üniversite mezunu degilim. - Öyle mi? O zaman yabanci dilinize güveniyor olmalisiniz. - Yabanci dil bilmem. - Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz. - Pazarlama konusundan anlamam. - O zaman niye geldiniz canim kardesim ? - Bu iste bana güvenmeyin. Onu demeye geldim. Penguenler Alaska'da bir bardan içeri iki Ingiliz girmisler ve içki söylemisler. Bir süre sonra bir tanesi barmene - Buralarda siyah kadin bulunur mu ? - Hayir, bulunmaz elbet. - Peki buralarda siyah beyaz kadin bulunur mu ? - Bulunmaz tabi Bunun üzerine Laz arkadasina dönerek : - Sanirim dün gece iki penguenleydik. Mezarlik? Iki kisi arkadasi konusuyorlarmis : - Nasil, is bulabildin mi ? - Elbette, altimda 1500 kisi çalisiyor. - Vay canina ! Ne isi bu ? - Mezarlik bekçisiyim. Sizin Kizdan Ne Haber? Iki aile varmis ve her iki ailenin de birer kiz çocugu varmis. Birgün misafirlikte sohbete baslamislar; -Eee sizin kizdan ne haber?.. -Valla iste ne olsun biliyorsunuz ise girdi geçen sene. Basini kasiyacak vakti yok. Ilk baslarda geceleri fazla mesai yapiyordu. Sonra hafta sonlari da çalismaya basladi. Patronu çok sevmis her isi ona veriyormus. Derken Ankara seyahatleri basladi. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya. Sonra Paris seyahatleri filan en sonundabu is böyle olmayacak dediler, patronu ev tuttu. Deli gibi çalisiyor evladim. Ee, peki sizinki ne alemde? -Valla bizimki orospu oldu, ben sizin kadar güzel anlatamiyorum... Cennet-Cehennem Ligi Bir devrin tüm en klas futbolculari cennette toplanmislar. Cennetin bas melegide futbola çok merakliymis. Seytani çagirtmis ve : -Cennetle cehennem arasinda bir maç düzenleyelim ne dersin? -Bosuna oynamayalim, biz kazaniriz, demis seytan. -Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde. Seytan seytanca gülümsemis ve : -Ama bütün hakemler de bizde. Müsrif Salamon be! Benim hanim çok müsrif, para yetismiyor. Inanamazsin, Pazar günü benden 200 frank istedi, Pazartesi 300, Sali 400, Çarsamba 500, Persembe 800, dün de 1000 frank!.. - Acidim sana be Mison. Nereye harciyor bu kadar parayi? - Ne bileyim ben, verdigim yok ki... Bizi de Uyandirir misiniz? Adam otele gelip resepsiyona kaydini yaptirirken görevli sordu : - Sabah sizi kaçta uyandirmamizi istersiniz? Adam basini salladi : - Hiç geregi yok. Ben her sabah saat beste kendim uyanirim. Resepsiyonda ki görevlinin yüzü güldü : - Aman ne iyi. Lütfen uyandiginiz zaman bizi de uyandirir misiniz?.. Iran Halisi Kadinin biri pahali halilar satan bir dükkana girer.. ve ilk bakista çok begendigi bir iran halisina dogru yönelir. Haliya daha yakindan bakmak üzere yere dogru egildiginde istemeyek sesli bir sekilde gaz kaçirinca çok utanir ve hemen kimse duydumu diye etrafina bakinir ve arkasinda duran saticiyi görünce konuyu unutturmak için aceleyle adama -Bu Iran halisi kaç para? diye sorar. Satici gayet piskin söyle yanit verir. - Valla hanimefendi, haliya sadece bakmakla osurduguna göre fiyatini duysan ziçarsin. Masum Seytan Bir gün seytan büyük bahçeli koskoca bir malikaneye girmis. Merdivenleri çikmis. Bir kuzu görmüs. Kuzunun boynunda bir ip varmis. Seytan ipi çikarmadan sadece biraz gevsetmis. Kuzu malikenenin önünde bulunan aynayi görmüs. Sasirinca bir hamle yapip aynayi kirmis. Çikan gürültüye evin hizmetçisi gelmis. Sen naaptin? ben simdi burayi nasil temizliycem. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar demis ve kuzuya bir tekme atmis. Kuzu merdivenlerden düsünce ip yetmemis ve kuzunun boynunu kesip onu öldürmüs. Bu sirada evin usagi gelmis. Neler oldugunu sormus. Kadin anlatinca bunu nasil yaparsin. Bey simdi ikimizi de kovucak. O kuzu onun için çok degerliydi demis. Ve hafifçe kadini itmis. Kadin dengesini kaybetmis ve merdivenlerden düsüp boynunu kirmis. Sesi duyunca evin hanimi gelmis. Olanlari ögrenince sinirlenmis. Tam usagi dövmek için usaga yaklasirken usak lütfen beni bagislayin ve beni kovmayin diyerek diz çökmüs. Usagin üstüne hizla gelen kadin ise ona çarpip merdivenlerden yuvarlanmis ve ölmüs. Evin beyi gelip de olanlari dinleyince belinden silah çekip usagi vurmus. Sonra kendi kendine eyvah ben ne yaptim? bir kuzu, aynanin kirilmasi ve sevmedigim karim için elimi kana bulamaya, katil olmaya degermiydi? demis ve silahi çekip bir kursunda kendine sikmis. Bütün bu olanlari bir kenardan izleyen seytansa siritarak "Ben hiç bisey yapmadim ki. Sadece aciyarak kuzunun boynundaki ipi gevsettim, o kadar..." demis... Alis-Veris Eski Istanbul'da bir yaptigi veresiye alis verislerde pek borcunu ödemeyen bir memur varmis. Bir gün bir alisveristeyken çarsiyi denetleyen belediye baskani adi Mehmet olan bu adama da hal hatir sormus: - Ooo Mehmet Efendi nasilsin? - Iyi alis veris yapiyorum. Bu cevap üzerine agzi Mehmet Efendi'den yanan dükkan sahibi hemen atilmis: -Vallahi efendim su ana kadar yalnizca aldi. Çok sükür daha bir sey verdigini pek görmedik. Iddia Nasreddin Hoca, bir gün esegiyle odun getirir. Hava da cok sicak oldugundan hem kendisi hem esegi kan ter içinde kalirlar. Hoca odunlari indirir, yerlestirir. Karisina: - Hatun, esek cok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir. Karisida o gün yorgun oldugundan: - Efendi, benim isim var, sen yemleyiver, der. Hoca sicaktan iyice bunalmis vaziyette kendini minderin üzerine atar. - Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der. Esegin yemini sen vereceksin ben verecegim derken is kizisir. Epeyce tartisirlar. En sonunda Hoca: - Pekala! Öyleyse aramizda bahse tutusalim. Kim önce konusursa esege o yem versin. Anlastik mi? der. Karisi teklifi kabul eder. Ikisi de birer köseye çekilirler. Az sonra kadin, el isini alarak komsuya gider. Hoca birsey diyemez. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hirsiz girer. Hoca'yi görünce kaçacak olur. Ama Hoca'dan hiç ses ve tepki gelmedigini anlayinca kaçmaktan vazgeçer. Ortalikta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca'nin gözleri önünde çuvali yüklenerek evden çikar. Karisi epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Esyalarin yerinde yeller esmektedir. Telasla: - Bu ne hal? Efendi! diye çiglik atar. Hoca yattigi yerden dogrularak: - Haydi bakalim Hatun, bahsi kaybettin. Esegin yemini sen vereceksin! der. Mutlu Bebek Iki gey birlikte yasamaktadir. Her sey çok iyi gitmekte oldukça iyi geçinmektedirler. Sonunda evlenmeye karar verirler. Evlilikleride oldukça mutludur ancak tek bir dertleri vardir oda çocuk sahibi olamamak. Bu onlari yiyip bitirmektedir. Birgün akillarina bir fikir gelir kiralik bir anne bulacaklar spermlerini birlestirerek mikroenjeksiyon yöntemi ile hamile birakacaklardir. Operasyon gerçeklesir ve bebeklerinin dogumunu beklemeye baslarlar. Dogum günü gelmistir ve her ikiside heyecanla hastane koridorunda beklemektedir. Sonunda hemsire gelir ve -"müjde nur topu gibi bir oglunuz oldu" diyerek mutlu haberi verir. Çok heyecanlanan gey ler bir an önce bebeklerini görmek isterler ve yeni dogan bebeklerin oldugu bölüme hemsire ile birlikte giderler. Fakat bütün bebekler feryat figan aglamakta ancak bir bebek mutluluktan uçarcasina gülücükler atmaktadir. Heyecanla hemsireye bebeklerinin hangisi oldugunu sorduklarinda hemsire - "gülen bebek sizinki" der. Sasiran geyler "nasil olur bütün bebekler aglarken bizim bebegimiz gülüyor" hemsire - "kiçindaki dereceyi çekeyim siz ozaman görün aglamak nasil oluyor." Merakli Deve Genç deve annesine sormus -"Anne niye bizim ayaklarimiz bu kadar büyük?" Anne cevap vermis: -"Çölde kuma batmamak için." Genç deve tekrar sormus: -"Peki kipiklerimiz niye bu kadar gür. Anne tekrar cevap vermis: -"Çölde kum firtinalarinda kum kaçmasin diye." Meraki yatismamis olan genç deve bir soru daha sormus: -"Bizim niye hörgüçlerimiz var." Anne deve sabirla yanitlamis : -"Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolariz." Sonunda dayanamayan genç deve sormus : -"Peki bizim bu hayvanat bahçesinde ne isimiz var?" Kirsehirli Muavin Bir kamyonun soförü Nevsehirli, muavini de Kirsehirli'ymis. Bir gün kamyona 6 metre yüksekliginde yük yükleyip yola çikmislar. Bir süre sonra yüksekligi 5 metre olan bir köprüden geçeceklermis. Kirsehirli muavin saga sola bakinmis, Nevsehirli soföre "Trafik yok, geç agbi" demis. Yolunacak Kaz Cok soguk bir kis gunu padisah, tebdil'i kiyafet gezmeye karar vermis.Yanina basvezirini alip yola cikmis. Bir dere kenarinda calisan yasli bir adam gormusler.. Adam elindeki derileri suya sokup, doverek tabakliyormus. Padisah, ihtiyari selamlamis. " Selamunaleykum ey pir'i fani..." " Aleykumselam ey serdar'i cihan..." Padisah sormus. " Altilarda ne yaptin ?" " Altiya alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor..." Padisah gene sormus. " Geceleri kalkmadin mi ?" " Kalktik...Lakin, ellere yaradi..." Padisah gulmus. " Bir kaz gondersem yolar misin ?" " Hem de ciyaklatmadan..." Padisahla basvezir adamin yanindan ayrilip yola koyulmuslar. Padisah basvezire donmus. " Ne konustugumuzu anladin mi ?" " Hayir padisahim..." Padisah sinirlenmis. " Bu aksama kadar ne konustugumuzu anlamazsan kelle ni alirim." Korkuya kapilan basvezir, padisahi saraya biraktiktan sonra telasla dere kenarina donmus. Bakmis adam hala orada calisiyor.. " Ne konustunuz siz padisahla..." Adam, basveziri soyle bir suzmus. " Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yuz altin soyleyeyim.." Basvezir, yuz altin vermis. " Sen padisahi, serdar'i cihan, diye selamladin. Nereden anladin padisah oldugunu.." " Ben dericiyim. Onun sirtindaki kurku padisahtan baskasi giyemezdi.." Vezir kafasini kasimis. " Peki, altilara alti katmayinca, otuz ikiye yetmiyor ne demek..." Adam, bu soruya cevap vermek icin de bir yuz altin daha almis. " Padisah, alti aylik yaz doneminde calismadin mi ki, kis gunu calisiyorsun, diye sordu. Ben de, yalnizca alti ay yaz degil, alti ay da kis calismazsak, yemek bulamiyoruz dedim." Vezir bir soru daha sormus... " Geceleri kalkmadin mi ne demek ?" Adam bir yuz altin daha almis. " Cocuklarin yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kiz. Evlendiler, baskasina yaradilar, dedim..." Vezir gene kafasini sallamis. " Bir de kaz gonderirsem dedi, o ne demek..." Adam gulmus. " Onu da sen bul..." Borsa Köylünün biri essegini satmaya karar vermis.50 milyon fiyat biçmis. Herkes itiraz etmis bu yüksek fiyata. Derken baska bir köylü razi olmus ve satin almis. Satan köylünün aksam gözüne uyku girmemis, demek ki var bir hikmeti de essegi satin aldi demis. Ertesi sabah sattigi kisiye gidip 75 milyon teklif etmis. Tekrar satin aldigi essek bu sefer diger köylüyü rahatsiz etmis. Sabahi sabah edip ilk sahibine 125 milyon verip tekrar almis. Bu böyle devam etmis. -Birgün meydanda müthis bir kalabalik bagira bagira bir essegin etrafinda toplanmislar. Bir yabancinin dikkatini çekmis ve essegin fiyatini sormus; 995 milyon cevabini alinca: Olur mu be! En fazla 20 milyon eder demis. Bir Köylü hemen itiraz etmis: -Abi sen ne diyorsun!Var ya bu essek 1 Milyar direncini geçti mi 1.5 Milyara kadar yolu var... Oscar Atlas Okyanusu'nda giden geminin kaptani gemide olan bütün herkesi güverteye çagirmis. Herkes gelince -Size bir iyi bir kötü haberim var. Önce hangisini söyliyeyim. Herkes: "Iyi" demis. -13 dalda oscar kazanacagiz. Yüzbasi Bir Astsubay'la bir gözü takma Yüzbasi ayni bekar lojmaninda birlikte kaliyorlardi. Yüzbasi her gece yatmadan takma gözünü çikartir su dolu bir bardaga koyar sabah tekrar yerine takardi. Sicak bir Yaz aksami gece yarisi Astsubay susadi,el yordamiyla sehpadaki bardagi kapti bir dikiste yuvarladi oda ne..suyla birlikte gözüde yutmustu.Astsubay farkina vardi ama artik is isten geçmisti. Ertasi gün sabah sporundan sonra Astsubay tuvalete gitme ihtiyaci duydu .Kosar adimla tuvate gitti pantolonunu siyirdi basladi ikinmaya fakat mümkün degildi bir türlü rahatlayamiyordu.Onun ikinma sesini duyan tuvalet nöbetcisi er telaslandi nazikçe kapiyi tiklatti.. -Komutanim yardimci olayim.. Astsubay can havliyle kapiyi açti, -Bak oglum surada ne var bir türlü s...çamiyorum deyip er'e dogru döndü. Er egilip bakar bakmaz hazirola geçti ve selam durdu.Bunu gören Astsubay sinirlendi, - Ne selam durdun evladim diye bagirdi.. Asker yanitladi; -Nasil selam durmayim Komutanim içeriden Yüzbasim bakiyor...... Denize girmek yasak Bir grup Ingiliz, Amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmis. Birden siddetli bir firtina kopmus. Geminin batacagini anlayan kaptan hemen yolculara kosup gemiyi bosaltmalarini istemis. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayi kabul etmemis. Bir süre sonra bütün yolcularin ölüm tehlikesiyle karsi karsiya oldugunu gören kaptan hemen bir tayfasini çagirmis. "Git bir de sen dene onlari gemiden atlamaya ikna etmeyi" demis. Tayfa gitmis ve kisa bir süre sonra geri dönmüs. Kaptan merakla sormus: -Eee, noldu? -Hepsi atladilar efendim. Kaptan çok sasirmis: -Nasil olur, daha demin killarini bile kipirdatmamislardi. Ne dedin onlara? -Çok kolay. Ingilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalilar" dedim. Amerikalilara deniz suyunun insan vücudu için çok faydali oldugunu söyledim. -Peki ya Türklere ne dedin? -Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim. Çin Iskencesi Adamin biri ormanda bir geziye çikiyor ve kayboluyor. Iki gün geçiyor. Adam düzlük bir yere geliyor. Bir bakiyor büyük bir ev. Hemen kosup kapiyi çalior. Kapiyi yasli bir çinli açiyor. -Amca ben tanri misafiriyim. Ormanda kayboldum. Iki gündür durumum sudur budur anlatiyor. Çinli de: -Seni evime alirim ama bir sartla kizima sarkmiyacaksin yoksa sana üç çin iskencesi uygularim diyor. Zaten açlik ve susuzluktan kadin düsünecek hali olmayan adam hemen kabul ediyor. Eve giriyor dinleniyor aksam yemekte kizi görüyor. Afet bir hatun. Gece herkes yattiktan sonra gizlice kizin odasina giriyor. Isini bitirdikten sonra odasina dünüp uyuyor. Sabah karninda bi aciyla uyaniyor bir bakiyor karninda dev bir kaya. Üzerinde de bi kagit: - 1.çin iskencesi. Adam zar zor tasi kaldiriyo. Camdan disari atiyor. Kaya asagi düserken adam kayaya bagli bir ipinde kayayla beraber asagi gittigini göruyor. Bi bakiyor ipin üzerinde bir kagit: - 2.çin iskencesi. Lan gene noluyor diye bakinirken ipin diger ucunun sag testisine bagli oldugunu farkediyor. Camdan asagi bakiyo. Cok yuksek. Simdi burdan asagi atlasak kolumuz bacagimiz kirilir ama tasagi kurtaririz diyo atliyo. Adam duserken, havada ucusan bi kagit goruyo. Adam yakaliyo kagidi, uzerinde bi yazi: - 3.çin iskencesi (NOT: Obur tasaginida yatagin bacagina bagladim) Çilgin moruk Yasli bir amca parkta bir banka çökmüs etrafi seyrediyormus....Derken yanina bir delikanli gelmis ki saçlari yesil, kirmizi, turuncu, mavi, sari renk boyali... Adam çocuga bakakalmis....çocuk da küstah bir sesle: - "ne var moruk, sen hayatinda hiç çilginca birsey yapmadin mi" demis.. Adam gülümsemis: "Yaptim.. bir seferinde çok sarhostum ve bir papagani becermistim.. simdi de yoksa bu çocuk benim oglummu diye merak ediyorum..." Tesadüf Doktor muayene saatini sonuna dogru kapiyi açip, salonda sohbet eden bir hanimla bir bey gördü. Buyurun ikiniz de dedi. Ikisi de muayene odasina girdiler, doktor: -Soyunun, dedi. Adam soyunmaya basladi, biraz tereddütten sonra kadin da kizara bozara ve sinirlenerek soyundu. Soyunmalari bittikten sonra doktor adama: -Bayan hep böyle sinirli midir? -Vallahi bilmem... Ben de ilk defa görüyorum kendisini. Iddia 51. piyade alayinda yuzbasi jack diye bir subay varmis. Bu alayda bütün herkes bu yzb'dan illallah demis. Çünkü her girdigi iddiayi kazaniyormus. Alay komutani sonunda dayanamayip yzb. jackin tayini ni çikarmayi basarmis. Ve bizim yzb. 61. piyade alayina tayini çikmis. 51. piyade alay komutani, 61. piyade alay komutanina telefon ederek yüzbasi için 'aman bu adama dikkat edin sakin kimseyle iddiaya girmesin. Aka kara der iddiayi yinede kazanir' diye uyarida bulunmus. 61. piyade alay komutani olurmu canim öyle sey diyip telefonu kapatmis. Neyse bizim yzb. 61. piyade alayina gelmis ve alay komutanin karsina geçerek komutanim ben geldim' demis. Alay komutani: - Sen misin su meshur yzb. jack derken, yzb. alay komutanina - a a komutanim beni hatirladiniz mi, demis - hayir hatirlamadim - olurmu komutanim vietnam savasinda beraber mevzide idik siz o zaman yarbaydiniz bende daha tegmendim. - yok canim ben o savasa katilmadim - aa komutanim ben adim gibi hatirliyorum sizin kiçiniza saraplen parçasi gelmisti. Kesin onun yara izide kalmistir. - olurmu canim sen manyakmisin ben ne o savasa katildim ne de kiçimda saraplen yarasi var. - komutanim 100$ iddiasina girerim ki sizin kiçinizda saraplen yarasi var demis ve 100$ iddiasina girilmis. Alay komutani indirmis pantalonu ve yaranin olmadigini göstermis. yzb: - ah komutanim çok özür dilerim. yanilmisim buyurun 100$ inizi demis ve 100$ i vermis. 61. piyade alay komutani sevine sevine 51. piyade alay komutanini telefonla arayarak - he he bu muydu her iddiayi kazanan adam. - ne oldu ki - iddiaya girdim ve kazandim - sakin ona kiçimi gösterdim deme! - nereden anladin kiçimi gösterdigimi - ulan senin allah belani versin allah seni kahretsin o adam senin kiçini görmek için bütün alayla iddiaya girmisti. Kedi sütü iç Çocuk peltekmis. Ögretmeni tahtaya kaldirmis ve tahtadaki "kedi sütü iç" yazisini okumasini istemis. Çocuk "tedi tütü it" demis. Ögretmen bagirmis ve dogru söyle demis. Çocuk yine "tedi tütü it" demis. Ögretmen acaip sinirlenmis ve çocugu dövmüs ve "dogru oku dedim sana sunu" demis. Çocugun artik canina tak etmis ve ".natini .ttimin tediti ittene tu tütü" demis. Peri 3 erkek çocugu olan bir ailenin bir de inekleri var ve ineklerini çok seviyorlar, herseyleri canlari, cigerleri o inek. Bir gün evin annesi ahira gidip bakiyor ki inek ölmüs. O da hemen orda kriz geçirip ölüyor. Sonra en büyük oglan ahira gidiyor, bakiyor ki inek de anne de ölmüs buda intahar etmek için bogaz köprüsüne gidiyor. Tam atlayacak iken bir peri kizi geliyor. Oglana benimle bes kere birlikte olursan hem inegi hem de annenizi diriltirim diyor. Tabii büyük oglan hemen tamam diyor. Gelgelelim iki diyor üç diyor dördüncü de kaliyor... 5. yi yapamayip kendini köprüden atiyor asagi. Sonra ortanca oglan geliyor ahira bir bakiyor ki anne ve inek ölmüq. Oda gidiyor köprüye. Peri kizi yine geliyor bu sefer benimle on kez beraber olursan ineggide annenizi de abinizi de diriltirim diyor. Oglan bir basliyor o da en son 8 e kadar gelebiliyor. O da kendini atiyor köprüden. En son da küçük oglan geliyor ahira bir bakiyor ki anne ölmüs bu da gidiyor köprüye. Peri kizi geliyor yine... Bu seferde benimle 15 kere birlikte olursan 4 ünüde diriltirim diyor. Bunun üzerine küçük oglan 18 olmazmi diyor peri kizi olur diyor. Oglan ya yirmi diyor tabbii o da olur diyor peri kizi.. Oglan bu sefer 25 de olurmu diyor.. Tamam deyince peri kizi, oglan gözleri parlayarak: - Bak sonra inek gibi ölmek yok ama.. Hadim Eski bir devirde Ingiliz, Fransiz ve Türk arkadaslar haremin camindan içeriyi gözetlerken yakalanmislar. olayi ögrenen Padisah çok sinirlenerek hepsinin meslegine göre hadim edilmesine karar vermis. Ingilize meslegini sormuslar; -Terziyim... -Kesin makasla, Fransiza sormuslar; -Oduncuyum... -Kesin baltayla, Bu sirada Türk gülmekten katiliyormus. merakla sormuslar; -Ya neden gülüyorsun, biraz sonra hadim olacaksin... -ben dondurmaciyim, yalaya yalaya nasil bitireceksiniz onu merak ediyorum... Ucuz Tedavi Adamin biri isyerindeki kantinde arkadasiyla yemek yerken * Kolumun agrisindan ölüyorum, diye arkadasina dert yanmis. Doktora gitsem iyi olacak Arkadasi da * Yahu ne lüzum var demis. Ilerde kösedeki marketin çikisinda yeni bir bilgisayarli cihaz koydular. Üç otuz paraya bir jeton aliyorsun kasadan,atiyorsun, yaninda getirdigin idrar örnegini açilan kapaktan içeri atiyorsun, on saniye sonra neticeyi ve tedavi için yapman gerekenleri ögreniyorsun demis. Gördügün gibi ucuz ve çabuk diye eklemis. Adam hemen bir kaba idrarini doldurup arkadasinin dedigini yapmis ve Bilgisayar hemen yazili olarak cevap vermis: * Kolunuzda bir cins eklem agrisi olan Tenis elbo olusmus. Sicak suya koyun, agir islerden kaçinin, iki hafta sonra düzelecektir demis Memnun biçimde eve dönen adam, bir yandan Bilgisayarin dedigini uygularken bir yandan da muzurca fikirlere kapilip bu akilli cihazin nasil aldatilabilecegini düsünmeye baslamis. Ertesi gün olunca bir miktar çesme suyuna köpeginden alinmis bir kili koymus, üstüne bir sekilde elde ettigi karisinin ve kizinin idrar örneklerini eklemis, tüm bu karisimin üzerine bir de mastürbasyon yapip dogru cihazin yanina varmis. Jetonu atip kabi makinaya vermis, on saniye sonra cihazdan yazili yanit gelmis. 1. Çesme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazi almayi düsünün 2. Köpeginizde kene var. Eczaneden özel bir sampuan alip köpeginizi yikayin 3. Kiziniz kokain bagimlisi. Bir psikiyatri klinigine yatirin 4. Kariniz hamile. Kiz ikizler. Sizden degil. Iyi bir avukat bulun. 5. Kendinizi bu yolla tatmin etmeyi birakmazsaniz kolunuz iyilesmez Ceset parasi II. Dünya Savasi sirasinda Rus ordulari geri çeliyorlar. Ve Rus generali durumu kurtarmak için askerleri tesvik etmeye karar vermis. Her getirilen ölu Nazi için 10 ruble vaad etmis. Askerler saldirdilar. Çatismadan sonra kimi 1 kimi 3 ceset getiriyorlar ve paralarini aninda aliyorlar. Birara bir Yahudi asker bir vagon sürükleyerek getirdi. Vagonun kapisini açti, içerisi ceset doluydu. General bunu görünce sasirdi ve askeri kenara çekerek söyle dedi : -Asker, anlarsin ya bütçemiz zayif, haydi ben sana 7.50 ruble ceset basi veriyim. Asker : -Olmaz, dedi, Zaten bana gelis fiyati 8.30 ruble General Komutan karargah garajina telefon açar: Komutan: "Zirrr Zarrr..." Er:"Aluuu" Komutan: "Su anda garajda kaç tane araç var?" Er: "Su anda ipne generalin jipinden baska bi moh yokh Komutan:" Ulan sen kiminle konustugunu biliyor musun lan, ben generalim! Er: Mosmor bir sekilde yaa öyle mi? Eee peki siz kiminle konustugunuzu biliyor musunuz? Komutan: "Yooo..." Er:"O zaman bay bay mina godumun generali! Çatt Safari Bir Amerikali ile Japon safari'ye çikmislar. Her ikisi de son teknolojik silahlarida birbirlerine nazire yapmak için yanlarina almislar. Derken uzakta bir aslan görünmüs.... Amerikali lazer tüfegini dogrultmus ve aslana ates etmis. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfegini dogrultup ates etmis. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine dogru gelmeye baslamis. Amerikali bir yudum viski içip aci sonu beklemeye baslamis. Japon hemen botlarini çikarip spor ayakkabilarini giymeye baslamis. Amerikali sormus : -Ne o, aslandan hizli mi kosacaksin ? -Yoo, senden hizli kossam yeter. Ekmek ve Ördek Ördek bara girer ve barmen'e: - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok dedik ya - ekmek var mi - eger bir daha sorarsan seni duvara çivilerim - çivi var mi - yok - ekmek var mi Kamplumbaga Ücra bir koyun ilkokuluna mufettis gelecegi haberi alinir. Bunu duyan tek sinifli ilkokulun tek ögretmeni panikler çünkü çocuklar 2. sinifta olmalarina ragmen çok zor okumaktadirlar. Ögretmen mufettisin gelecegi gün sinifta ufak bir konusma yapar: "Bakin çocuklar bugün okulumuza müfettis gelecek. Muhtemelen de tahtaya birseyler yazip okumanizi isteyecek. Müfettis tahtaya birsey yazmaya baslarsa hemen bana bakin ben size ne yazdigini anlatirim, siz de okumus gibi yapip söylersiniz." Çocuklarin aklina yatmis bu tabii. Müfettis gelmis, kisa hosbesten sonra ögretmen çocuklardan birine "Kalk bakalim" demis "Su tahtaya yazdigimi oku" ve baslamis kocaman harflerle "kaplumbaga" yazmaya. Bunu gören ögretmen müfettise çaktirmadan çocuga bir güzel anlatmis ne oldugunu tahtadakinin. Müfettis: "Oku bakalim oglum ne yaziyor?" Ögrenci: "Tos-ba-ga" Enayi Enayi Bir arastirmaci sabir ve dikkatle çalisarak iki fareye aciktiklari zaman burunlari ile bir zile basmayi ögretti. Üç gün sonra bu farelerden biri digerine söyle diyordu: "Enayiyi amma alistirdik yahu... Her zile basisimizda peynir veriyor" Sempanze Kadin bebegiyle otobüse binerken otobüs söförü kendini tutamayip söyle demis:"- Aman tanrim ne kadar çirkin bir bebek..." Kadin sinirle biletini kutuya basmis, en arka tarafa geçmis, bir adamin yanindaki bos yere oturmus. Adam dönüs kadina;"- Özür dilerim. Acaba az önce söförle aranizda ne geçti?" Kadin: - Büyük bir terbiyesizlik etti. Hakaret... Adam: - Bir kamu görevlisi insanlara hakaret edemez. Suç teskil eder. Kadin: - Dogru. Gideyim de sunu bir azarlayayim. - Merak etmeyin, ben maymununuza gözkulak olurum... Ögrenci Yurdu Üniversitede dönemin ilk gününde Rektör yeni gelenleri toplamis, üniversite kurallarini anlatirken sira yurt olayina gelmis. Rektor demis ki "- Kiz yurtlari erkek ögrenciler için yasak bölge. Erkek yurtlari da kiz ögrenciler için. Yasak bölgede yakalanan kisiye ilk seferinde 20 dolar ceza kesilecek. Ikinci yakalanisinda 60 dolar, üçüncü yakalanisinda da 180 dolar ceza kesilecek. Sorusu olan var mi?" Arka taraftan bir erkek ögrenci sesi: - Sezonluk bilet ne kadar? Süpermen Iki adam New Yorktaki Empire State binasinin tepesindeki barda oturuyorlarmis. Biri digerine dönmüs: - Biliyor musun geçen hafta sunu kesfettim; Bu binanin etrafinda öyle kuvvetli rüzgarlar var ki, tepesinden atliyorsun asagi, 10. Kata kadar düsüyorsun, sonra rüzgar o kadar kuvvetleniyor ki seni döndürüp 10.Kat penceresinden içeri atiyor...Barmen bunu duyunca kafasini olumsuz bir sekilde sallamis. Öbür adam demis ki: - Yahu sen deli misin olacak sey degil su dedigin.. - Yok kesinlikle oluyor denedim ben. Istersen simdi göstereyim sana. Ve adam kalkmis bardan, gitmis pencereye, yallah atlamis asagi. 10.Kata yakinlasinca birdenbire pencereden içeri dogru kayivermis. Sonra da asansöre binip yukari, bara çikmis. Öbür adam demis ki: - Yahu gördüm ama bu bir sefer olacak bir seydi bir daha olmaz - Olur olur bir daha göstereyim bak... Ve adam yine cumburlop asagi atlamis. Yine 10. kat civarinda rüzgar adami pencereden içeri ativermis. Adam bara dönünce öteki adama deneyip görmesini söylemis. Öbür adam: - Haydi bakalim. Hakkaten ise yariyor demek. Bir deneyeyim...Demis ve pencereden asagi atlamis. Direk asagi uçarken 11. kati geçmis, 10.kat, 9.kat, 8.kat derkent taakk diye kaldirima yapismis. Yukarida barda barmen birinci adama dönmüs ve: - Süpermen, içince essogluessegin teki oluyorsun... Büyülü göl Bir zenci ormanda yürüyormus. Birden uzaktan gelen garip sesler isitmis : "Çan Lin Wang, Wung Çon Li..." Sesin geldigi yöne dogru yürümeye baslamis. Birkaç saniye sonra sesler yine duyulmus : "Po Mang Fu,Wong Ton Çi...". Bu arada adam açik bir alana gelmis, bir de bakmis ki mistik görünümlü bir göl var. Az ötede de bir Çinli duruyor. Hemen yanina gitmis ve bu tuhaf seslerin ne oldugunu sormus. "Haaa" demis çinli, "Bu göl büyülü. Eger bir tas sektirirsen sana atalarinin isimlerini söylüyor. Bak simdi.." ve bir tas sektirmis. Büyülü ses yine duyulmus : "Wu Lang Çing, Hung Wong Lu..." Çinli Zenciye "Haydi sen de dene" demis. Zenci bir tas almis ve sektirmis ve ses duyulmus: - Sem Pan Ze Kizilderili Nasa, 1966 yili civarinda aya gidecek Apollo astronotlarini egitmek için kizilderili rezervasyonu sinirlarinda bulunan ve ortami ay yüzeyine çok benzeyen Tuba City e götürmüs. Astronotlar çalismaya baslamis. Acayip görünümlü kamyonlarin arasinda sadece 2 uzay giysili astronot görünüyormus uzaktan. Yakinlarda da yasli bir Navajo çobani ile oglu koyun otlatiyormus. E iki astronot dikkatlerini çekmis izlemeye baslamislar. Bu arada da bazi Nasa personeli onlari farketmis ve yanlarina gelmis. Çoban ingilizce bilmedigi için oglu araciligiyla o iki acaip adamin ne oldugunu sormus. Nasa personeli de "O adamlar aya gidecek astronotlar, egitim yapiyorlar" deyince Çoban çok heyecanlanmis ve astronotlarla aya bir mesaj yollamasi mümkün mü diye sordurmus ogluna. Nasa personeli bunun çok orijinal bir sey olacagini düsünüp bir kosu teyp getirmisler ve adamin mesajini Navajoca teybe kaydetmisler. Mesaj kayidi bitince Nasa personeli çocuktan babasinin mesajini tercüme etmesini istemis ama çocuk reddetmis. Daha sonra Kizilderili rezervasyonunda birçok kisiye yanasmislar, her biri önce "Cik cik cik" demis sonra da mesaji tercüme etmeyi reddetmis. Ama en sonunda eline para sikistirilinca bir genç yasli adamin mesajini tercüme etmis: - Bu heriflere dikkat edin, topraklarinizi çalmaya geldiler Microsoft & General Motors Bu gerçek bir olay. Geçmis yillardaki bir COMDEX bilisim fuarinda Bill Gates Bilgisayar endüstrisi ile araba endüstrisini kiyaslarken "Eger General Motors araba teknolojisini bilgisayar teknolojisi kadar geliismis tutsaydi, hepimiz 25 dolara satin alinabilen ve bir litre benzinle bin kilometre yapan arabalar kullaniyor olurduk" demesiyle baslamis. Bunun üzerine General Motors bir basin bildirgesi hazirlamis ve bu bildirge General Motorsdan bay Welch tarafindan okunmus. Eger General Motors teknolojiyi Microsoft gibi gelistirseydi su karakteristiklerde arabalar kullaniyor olurduk: - Yol çizgilerinin her boyanisinda yeni araba almak zorunda kalirdiniz - Arabaniz anayolda yoktan yere sik sik stop ederdi, siz de bunu dogal kabul eder, arabayi yeniden çalistirir ve yolunuza devam ederdiniz - Çogu zaman manevra yaparken arabaniz stop eder ve tekrar çalismazdi ve siz de motoru yeniden taktirmak zorunda kalirdiniz. Her nedense bunu da dogal kabul ederdiniz. - Macintosh günes enerjisiyle hareket eden, iki kat daha güvenilir, bes kat daha hizli, iki kat daha kolay kullanilan bir araba yapardi, ama bu araba Microsoft tekelinden dolayi yollarin ancak yüzde besinde gidebilirdi. - Yag, Isi, Benzin ve Sinyal göstergelerinin yerini tek bir "Genel Araba Hatasi" göstergesi alirdi - Kaza aninda Hava Yastigi açilmadan önce sorardi: "Emin misiniz?" - Eger yeni bir araba almaya gücünüz yetmezse arkadasinizinkini ödünç alip kopyalardiniz - Yeni bir araba aldiginizda çalismaya baslamasi için bir hafta boyunca atesleme sistemi ayarlariyla ugrasmaniz gerekirdi - Eger bir kaza geçirseydiniz, nasil oldugu hakkinda en ufak bir fikriniz olamazdi - Microsoft arabalarina koyacagi, ama diger arabalarda çoktandir olan "Yeni" özelliklerle ilgili tantana yapardi 3 Zarf Sirkette eski genel müdür kovulmus, yeni bir genel müdür atanmisti. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmisti. Eski müdür yenisine ileride her basi sikistiginda bir zarfi açmasini söyledi. Ve yeni müdür ise basladi. Alti ay isler yolunda gitti. Fakat sonra satislar birdenbire düstü. Ne yapacagini bilemeyen yeni müdür, en sonunda 1. zarfi açti. Zarfta söyle yaziyordu: - Kendinden önceki müdürü suçla... Yeni müdür hemen bir basin toplantisi ayarladi ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarini suçladi. Basin ve borsa bu açiklamalara olumlu bakti, sirket hisseleri toparlandi, bu arada da satislar düzeldi... Isler bir süre daha yolunda gitti. Fakat sonra üretim sorunlari çikti. Önceki olaydan tecrübeli yeni müdür gecikmeden 2. zarfi açti. zarfta su yaziyordu: - Sirketi yeniden organize et. Yeni müdür reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun çözüldü. Bir süre sonra isler yine bozuldu. Yeni müdür kosa kosa gitti ve 3. zarfi açti: - 3 zarf hazirla... Meslek Birinci sinifa baslayan çocuklara ögretmen, babalarinin mesleklerini soruyordu : -Söyle bakalim Tuna, baban ne is yapiyor? Tuna : -Otobüsleri kaldiriyor efendim, dedi. Bir sira önde oturan bir çocuk yanindaki arkadasina yavasça sordu: -Pekiyi anlayamadim, neymis babasi? Arkadasi büyük bir saflikla cevap verdi: -Vinç mis, vinç! Iyilik Okulda ögretmen çocuklardan hafta sonu bir iyilik yapip gelmelerini ister..Siniftada 3 afacan çocuk vardir.. Hafta basi gelince ögretmen sirayla herkese ne tür iyilikler yaptiklarini sormaya baslar.. Sira bizim afacanlara gelmistir.. Ali'ye sorar: Ali söyle bakalim sen nasil bir iyilik yaptin..? Ali övünerek: Hocam yasli bir bayanin karsiya geçmesine yardim ettim der. Ögretmen: Aferin der.. Sira Veli'ye gelir: Onada ayni soruyu sorar.. Veli'de: Hocam bende Ali'ye yardim ettim..Yasli bayani karsiya geçirdik.. Ögretmen : Peki hala der.. Sira Osman'a gelir.. Ayni soruyu onada sorar.. Osman'da: Hocam bende Ali ile Veli'ye yardim ettim, Yasli bayani karsiya geçirdik.. Hoca biraz düsünür ve sorar: -Neden üçünüzde ayni kisiye yardim ettiniz peki? Çocuklar hep bir agizdan: -Hocam, yasli kadin karsiya geçmek iste ![]() Ruhun ÖZGÜR Sen Bizimlesin! |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
|
|
|
Fıkra Depolama Servisi ,Fıkra Depolama Servisi indir,Fıkra Depolama Servisi yükle,Fıkra Depolama Servisi download,Fıkra Depolama Servisi tek link,no rapid,Fıkra Depolama Servisi Videoklip,divx,hd,hq,yükle,Fıkra Depolama Servisi bedava,hemen,ücretsiz,oyun,son albüm,mp3,download, Fıkra Depolama Servisi full albüm indir,mp3 indir,şarkı,müzik indirFıkra Depolama Servisi full,2009,2008,YÜKLE,free,yukle,indir,download,inndir,Fıkra Depolama Servisi Tek Link,No Rapid,Dvdrip,Fıkra Depolama Servisi film indir,dizi indir,video klip indir |
| Benzer Konular... | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Gösterim: | Son Mesaj | |
| Fıkra Arşivi | No FeAr | 0 | 48 |
23-07-2008 22:06:38 PM Son Mesaj: No FeAr |
|
Copyright ©2008-2009 ForumEvren.oRg Rights Reserved.
Bu site ismi verilen dosyaların kendilerini barındırmamaktadır ve
sorumlulukları kaynaklara aittir. Hak sahibinin talebi durumunda derhal
sitemizden kaldırılacaktır. Sitede verilen linklerin yasalara aykırı kullanımı
karşısında oluşabilecek hiçbir sorundan sitemiz sorumlu değildir. Sitedeki
Dosyalar Kesinlikle ForumEvren.oRg
Serverında Barındırılmamaktadır.Dosyalar Rapidshare
Gibi Upload Sitelerindedir.Yasal İşlemlerde Upload Siteleri Yükümlüdür.Sitemizde Yayınlanan Mp3,Video
Klipler Tanıtım Amaçlıdır. indirdikten 24 saat
içerisinde silinmesi gerekmektedir. Aksi takdirde sorumluluk kullanıcıya
aittir. Kullanıcı girişleri ip no'ları ile kayıt
altına alınmaktadr. Oluşabilecek yasal
Sorumluluklardan ForumEvren.org Yönetimi,Admini ve Reklam Verenler Sorumlu Değildir. Lütfen Destek
olmak istediğiniz Sanatçının Orjinal Albümünü Alarak
Destek Olunuz.
Sitemizden En İyi Sekilde
Faydalanabilmeniz Için Mozilla
Firefox Önermekteyiz